İnfografik
Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Tarih Lisans Programı » 19. Yüzyıl Türk Edebiyatı
← Ünite 6
19. Yüzyıl Türk Edebiyatı

Ünite 6: 19. Yüzyılda Nesir

19. Yüzyılda Nesir - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 120
Hatimetü’l-Eşar
Fatin Davut tarafından kaleme alınan, XIX. yüzyılın en önemli şair tezkirelerinden biridir. Klasik geleneği sürdüren bu eser, dönemin şiir dünyası ve şair biyografileri açısından temel başvuru kaynakları arasında yer almaktadır.
Geschicte der Osmanischen Dichtkunts
Ünlü şarkiyatçı Hammer tarafından 1836-1838 yılları arasında Pest’te yayımlanan dört ciltlik dev eserdir. Kuruluştan 1834 yılına kadar yetişen 2200 Osmanlı şairinin biyografisini içererek geleneksel birikimi toplu halde sunmuştur.
Son Asır Türk Şairleri
Asıl adıyla Kemalü’ş-Şuara, 1930-1942 yılları arasında basılmıştır. Resimli olması, kaynakları hakkında bilgiler vermesi, dipnotları ve eleştirel yaklaşımı bakımından XIX. yüzyılın en hacimli ve modern tezkiresi kabul edilir.
Tekmiletü’ş-Şakaik fî Hakkı Ehli’l-Hakaik
Fındıklılı İsmet Efendi tarafından yazılan ve Şeyhi Mehmet’in Şakayık zeyli olan eserdir. 1730-1896 yılları arasında yaşamış bilgin ve şeyhlerin biyografilerini içermekte olup, ilk iki cildi Fındıklı yangınında yandığı için yazar tarafından hafızadan yeniden kaleme alınmıştır.

Anahtar Kavramlar

Sabit-kademlikBir düşüncede, gelenekte veya yazım tarzında inatla ve kararlılıkla devam etme eğilimidir. Klasik Türk şiirinde bu ısrar çok güçlü görülürken, XIX. yüzyıl nesrinde aynı derecede kalıcı olamamıştır.
Patronaj (Himaye) GeleneğiSanatçıların ve yazarların saray mensupları veya devlet büyükleri tarafından maddi ve manevi olarak korunup desteklenmesi sistemidir. Divan edebiyatında şiirin ve kasideciliğin gelişiminde bu gelenek çok önemli rol oynamıştır.
KitabetResmî yazışma kurallarına uygun olarak yazı yazma sanatı ve kâtiplik mesleğidir. XIX. yüzyılda eski nesir tarzını en çok sürdürmeye çalışanlar kitabet görevlileri olmuştur.
TezkireGenellikle şairlerin, bilginlerin veya devlet adamlarının hayatlarını, sanatsal yönlerini ve eserlerinden örnekleri içeren biyografik eser türüdür. XIX. yüzyılda klasik tezkirelerin yerini daha sistemsiz müsveddeler veya zümre biyografileri almıştır.
Şakayık ZeyliTaşköprülüzade’nin Osmanlı şeyhülislam ve âlimlerinin hayatını anlatan Şakayıkü’n-Numaniyye adlı eserine kendinden sonraki dönemleri eklemek amacıyla yazılan zeyl (ek) niteliğindeki biyografik eserlerdir.
Zümre BiyografisiBelirli bir mesleğe, tarikata, şehre veya gruba mensup kişilerin (sadrazamlar, şeyhülislamlar, hattatlar vb.) hayatlarını konu alarak toplayan biyografi türüdür. XIX. yüzyılda bu tür eserlerde büyük bir artış görülmüştür.
VefeyatnameVefat etmiş ünlü kişilerin ölüm tarihlerini ve meslek hayatlarındaki safhalarını kaydeden biyografik nitelikli eserlerdir. Örnek olarak Maraşlı Mehmet Şemi Molla'nın Esmaru’l-Hadaik adlı eseri gösterilebilir.
VakanüvisOsmanlı Devleti’nde resmî devlet olaylarını kaydetmekle görevlendirilen resmî tarihçidir. Bu kişiler genellikle münşilik vasfı taşıyan kâtipler veya edebî kudrete sahip âlimler arasından seçilirdi.
Kurum TarihçiliğiSadece padişahların veya savaşların değil, bir devletin idari, mali, askerî ve sosyal bütün kurumlarının tarihsel gelişimini inceleyen tarih yazımı dalıdır. Mustafa Nuri Paşa’nın Netayicü’l-Vukuat’ı buna en güzel örnektir.
GazavatnameTürk edebiyatında din ve devlet uğruna yapılan savaşları, zaferleri ve fetihleri konu edinen manzum veya mensur eserlerdir. XIX. yüzyılda fetihlerin azalmasıyla bu türdeki eserler de oldukça zayıflamıştır.
SefaretnameOsmanlı elçilerinin (sefirlerin) yabancı ülkelerde görev yaptıkları süre zarfında edindikleri izlenimleri, siyasi gelişmeleri ve gördüklerini rapor niteliğinde aktardıkları eserlerdir. Özellikle XIX. yüzyılda Avrupa’ya giden elçiler sayesinde artmıştır.
SûrnameOsmanlı sarayındaki şehzade sünnet düğünleri ile sultanların düğün ve şenliklerini günlerce süren törenleriyle birlikte detaylı olarak anlatan manzum veya mensur eserlerdir. İstanbullu Mehmet Lebib ve Abdunnafi İffet Efendi son örneklerini yazmıştır.
MünşeatKâtiplerin ve yazarların resmî ya da edebi mektuplarını, fermanlarını ve süslü nesir örneklerini bir araya getirdikleri mecmualar veya bu tür yazışma kurallarını öğreten kitaplardır.
BelagatSözü yerinde, güzel, kusursuz ve etkili söyleme ya da yazma kurallarını inceleyen bilim dalıdır. XIX. yüzyılda matbaanın etkisiyle belagat kitaplarında büyük bir yayın zenginliği yaşanmıştır.
RetorikBatı dünyasında hitabet ve söz söyleme sanatını ifade eden kavram olup, belagatin Batı’daki karşılığıdır. Süleyman Paşa ve Recaizade Mahmut Ekrem ile birlikte Türk belagat kitaplarına girmiştir.
Sarf ve NahivDilbilgisinin sırasıyla şekil bilgisi (morfoloji) ve cümle bilgisi (sentaks) kısımlarını ifade eden terimlerdir. XIX. yüzyılda Türkçenin sarf ve nahvine dair ilk kitaplar yazılmaya başlanmıştır.
Telif EserBaşka bir dilden çeviri olmaksızın yazarın kendi bilgi, birikim ve yaratıcılığıyla ilk defa ortaya koyduğu orijinal eserdir. Mehmed Nüzhet’in Mugni’l-Küttab’ı Türkçenin ilk telif belagat kitaplarındandır.
Encümen-i ŞuaraXIX. yüzyılda divan edebiyatını ve Sebk-i Hindî tarzını canlandırmak, eski edebiyatı düşüğü yerden kaldırmak amacıyla bir araya gelen şairler topluluğudur.

Diğer Önemli Bilgiler

Sicill-i Osmanî

Mehmet Süreyya tarafından kaleme alınan dört ciltlik devasa bir eserdir. Osmanlı’nın kuruluşundan 1899’a kadar yaşamış her meslekten tanınmış kişinin ve bürokratın biyografisini alfabetik sırayla toplamıştır.

Üss-i Zafer

Vakanüvis Sahhaflar Şeyhizade Mehmet Esat Efendi tarafından yazılan bu eser, tarihte 'Vaka-i Hayriyye' olarak anılan yeniçeriliğin kaldırılması hadisesini anlatır. Eser Fransızca ve Rumcaya da çevrilmiştir.

Tarih-i Cevdet

Ahmet Cevdet Paşa tarafından Encümen-i Daniş’in kararıyla kaleme alınan 12 ciltlik devasa Osmanlı tarihidir. 1774-1825 arasındaki olayları sadece nakletmeyip sebep-sonuç ilişkileri, tahlil ve tenkitlerle modern bir tarihçi kimliğiyle ortaya koymuştur.

Musavver İran Sefaretnamesi

Yasincizade Seyyit Abdulvehhap Efendi’nin 1811 yılındaki İran elçiliği seyahatini, maiyetindeki tercüman Bozoklu Osman Şakir Efendi’nin kaleme aldığı resimli sefaretnamedir. Yol boyunca görülen yerlerin tasvir ve resimlerini içermesiyle seyahatname özelliği de gösterir.

Mebani’l-İnşa

Süleyman Paşa tarafından 1872 yılında basılan belagat kitabıdır. Dokuz asırlık geleneği ilk defa bozarak Arapça ve Farsça eserlerin yanına Fransız retoriğini teorik olarak Türk belagat kitaplarına sokan ilk çığır açıcı eserdir.

Belagat-i Osmaniyye

Ahmet Cevdet Paşa tarafından kaleme alınan ve ilk defa 1881’de basılan belagat kitabıdır. Süleyman Paşa’nın aksine eski belagati devam ettirme hususundaki ısrarı nedeniyle devrinde büyük tartışmalar ve eleştiriler yaratmış, önemli bir mihver olmuştur.

Talim-i Edebiyat

Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılan, Fransız retoriği esaslarını Türk edebiyatı örnekleriyle sistemleştiren çığır açıcı eserdir. Tanımlarındaki yenilikler ve getirdiği yeni edebî sanatlarla dönemin en gürültülü tartışmalarını alevlendirmiştir.

Kavaid-i Osmaniyye

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa tarafından müştereken yazılan ve 1864 yılında İstanbul’da basılan, Türkiye’de basılan ilk gramer (sarf ve nahiv) kitabıdır.

Netayicü’l-Vukuat

Maarif ve vakıflar nazırlığı yapmış Mustafa Nuri Paşa’nın, Osmanlı’nın kuruluşundan 1841’e kadar bütün kurumlarının tarihini incelediği, XIX. yüzyıl kurum tarihçiliğinin en kayda değer çalışmasıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda Ahmet Cevdet Paşa'nın çok yönlü bir yazar olduğunu unutmayın; hem tarih (Tarih-i Cevdet), hem belagat (Belagat-i Osmaniyye), hem biyografi/anı (Tezakir, Maruzat), hem de dinî nesir (Kısas-ı Enbiya) alanında eser vermiştir ancak seyahat türünde eseri yoktur.
  • Süleyman Paşa'nın Mebani'l-İnşa adlı eserinin, Fransız retoriğini Türk belagatine sokan *ilk* eser olduğunu, Recaizade Mahmut Ekrem'in Talim-i Edebiyat'ının ise bunu Türk edebiyatı örnekleriyle *sistemleştiren* eser olduğunu karıştırmayın.
  • Türkiye'de basılan ilk gramer kitabının Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa ortak yazımı olan 'Kavaid-i Osmaniyye' olduğunu asla unutmayın.
  • XIX. yüzyıl seyahatnamelerinin diğer yüzyıllardan farkını iyi kavrayın; bu dönemde yazarlar kendi seyahatlerini değil, II. Mahmut ve Sultan Abdülaziz gibi padişahların gezilerini kaleme almışlardır.
  • Zümre biyografilerinin (Sadrazamlar, Şeyhülislamlar, Hattatlar vb.) Osmanlı devlet ve sanat erbabının sayım dökümü niteliği taşıdığını ve edebiyat araştırmacıları için vazgeçilmez kaynak olduğunu daima göz önünde bulundurun.
  • Mehmet Süreyya'nın Sicill-i Osmanî'sinin genel bir biyografi ansiklopedisi olduğunu, Fatin Davut'un Hatimetü’l-Eşar'ının ise dönemin en önemli tezkiresi olduğunu soru köklerinde karıştırmamaya özen gösterin.