
Mehmet Süreyya tarafından kaleme alınan dört ciltlik devasa bir eserdir. Osmanlı’nın kuruluşundan 1899’a kadar yaşamış her meslekten tanınmış kişinin ve bürokratın biyografisini alfabetik sırayla toplamıştır.
Vakanüvis Sahhaflar Şeyhizade Mehmet Esat Efendi tarafından yazılan bu eser, tarihte 'Vaka-i Hayriyye' olarak anılan yeniçeriliğin kaldırılması hadisesini anlatır. Eser Fransızca ve Rumcaya da çevrilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarafından Encümen-i Daniş’in kararıyla kaleme alınan 12 ciltlik devasa Osmanlı tarihidir. 1774-1825 arasındaki olayları sadece nakletmeyip sebep-sonuç ilişkileri, tahlil ve tenkitlerle modern bir tarihçi kimliğiyle ortaya koymuştur.
Yasincizade Seyyit Abdulvehhap Efendi’nin 1811 yılındaki İran elçiliği seyahatini, maiyetindeki tercüman Bozoklu Osman Şakir Efendi’nin kaleme aldığı resimli sefaretnamedir. Yol boyunca görülen yerlerin tasvir ve resimlerini içermesiyle seyahatname özelliği de gösterir.
Süleyman Paşa tarafından 1872 yılında basılan belagat kitabıdır. Dokuz asırlık geleneği ilk defa bozarak Arapça ve Farsça eserlerin yanına Fransız retoriğini teorik olarak Türk belagat kitaplarına sokan ilk çığır açıcı eserdir.
Ahmet Cevdet Paşa tarafından kaleme alınan ve ilk defa 1881’de basılan belagat kitabıdır. Süleyman Paşa’nın aksine eski belagati devam ettirme hususundaki ısrarı nedeniyle devrinde büyük tartışmalar ve eleştiriler yaratmış, önemli bir mihver olmuştur.
Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılan, Fransız retoriği esaslarını Türk edebiyatı örnekleriyle sistemleştiren çığır açıcı eserdir. Tanımlarındaki yenilikler ve getirdiği yeni edebî sanatlarla dönemin en gürültülü tartışmalarını alevlendirmiştir.
Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa tarafından müştereken yazılan ve 1864 yılında İstanbul’da basılan, Türkiye’de basılan ilk gramer (sarf ve nahiv) kitabıdır.
Maarif ve vakıflar nazırlığı yapmış Mustafa Nuri Paşa’nın, Osmanlı’nın kuruluşundan 1841’e kadar bütün kurumlarının tarihini incelediği, XIX. yüzyıl kurum tarihçiliğinin en kayda değer çalışmasıdır.