Sesli Özet
← Ünite 2

Ünite 2: Karmaşık Tümce ve Yan Tümcecikler — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Premium'u İncele
Metni oku

Karmaşık Tümce ve Yan Tümcecikler. Dilbilimsel açıdan tümcelerin yapıları incelenirken yalın, birleşik ve karmaşık tümce olmak üzere temel kategoriler karşımıza çıkar. Yalın tümce, tek başına kullanılan bağımsız bir Ad Öbeği (AÖ) ve Eylem Öbeği (EÖ) öbeğini içerir ve yapı bakımından tek bir yükleme sahiptir. İki ayrı bağımsız tümcenin bir bağlaç aracılığıyla birbirine bağlanmasıyla oluşan yapılara birleşik tümce adı verilir. Birleşik tümcelerde yer alan tümcecikler (örneğin T1 ve T2), dilbilgisel olarak aynı düzeyde yer alır ve anlamsal açıdan da eşit önem derecesine sahiptir. Karmaşık tümce yapısı ise bir bağımsız tümcenin içinde en az bir bağımlı tümcenin (yan tümcecik) bulunması durumudur. Bu yapıda T2 yan tümceciği, T1 ana tümceciğinin içine yerleştirilmiş (altına dizinlenmiştir) ve ana tümcenin bir parçası olarak işlev görmüştür. Dilbilgisel açıdan içe yerleştirilen yan tümce, aşamasal yapıda daha aşağıda yer alır; ancak anlamsal açıdan ana tümcenin anlamına karşıt bir önerme oluşturmaz. Dünya dillerinde yan tümce oluşturma yöntemleri değişiklik gösterse de temel mantık benzer işlevsel sonuçlar doğurur. Farklı dillerde yan tümcecik oluşturma mekanizmaları çeşitlilik gösterir. Hint-Avrupa dillerinde (örneğin İngilizce ve Farsça) yan tümcecik, 'tümleyici' denilen bağımsız sözcüklerin (İngilizcede that, who; Farsçada ki) yalın tümcenin başına yerleştirilmesiyle kurulur. Türkçede ise yan tümcecik kurmak için eylemin köküne -DIk, -mA, -mAk gibi biçimbirimsel ekler getirilir. Bu ekler eylemi eylemsileştirir, yani eylem bir bakıma adlaşarak hem ad hem de eylem özellikleri taşımaya başlar. Türkçede bağımsız tümce ile yan tümceciğin özne ve yüklem uyumları birbirinden farklıdır. Bağımsız tümcenin yüklemi zaman, görünüş ve kiplik eklerinin yanı sıra özneyle uyumlu çekim ekleri alır ve özneye yüklem tarafından yalın ad durumu atanır. Yan tümceciklerde ise özne tamlayan eki (-In), yüklem ise iyelik eki (-I) taşır. Bu durum, ad tamlamalarındaki adcıl uyumun aynısıdır. Dolayısıyla Türkçedeki yan tümce eylemsi yüklemleri adcıl özne-eylem uyumu sergiler. Türkçede ad tümcecikleri -DIk, -(y)AcAk, -mA, -mAk ve -(y)Iş ekleri kullanılarak elde edilir. Bu eklerden -mAk dışındakiler ortak yapısal özellikler sergiler ve açık bir özne alabilirken, -mAk ekli yapılar açık özne almaz. Ad tümcecikleri ile Ad Öbekleri (AÖ) arasında önemli benzerlikler bulunur. Örneğin, ad tümcecikleri de tıpkı AÖ'ler gibi ana eylemden belirtme durum eki (-nI) alabilir ve özne, nesne, yüklem, ilgeç tümleci ile ad tümleci gibi işlevler üstlenebilir. Ad tümceciklerinin gerçek birer tümcecik mi yoksa türetilmiş saf birer ad mı olduğu dilbilimciler tarafından tartışılmıştır. Ancak eylemsilerin belirtili nesne alabilmesi, edilgen çatı eki ve olumsuzluk eki (-mA) alabilmesi bunların eylem özelliklerini koruduğunu kanıtlar. Ayrıca ad tümcecikleri zaman belirteçleriyle (örneğin 'her gün') nitelenebilir; saf adlar ise zaman belirteçleriyle nitelenemez. Bu durum, bu yapıların hem adıl hem de tümce özellikleri taşıyan karma ulamlar olduğunu gösterir. -mAK ekiyle kurulan ad tümceciklerinde açıkça belirtilmemiş ama anlaşılan bir özne bulunur; bu özel özne dilbilgisi kuramında ADIL olarak adlandırılır. Standart gizli özneler (adıl düşmeli dillerdeki) bulanık anlamlı olabilirken, ADIL yalnızca üst tümcenin öznesiyle eş gönderimlidir. ADIL, iyelik uyum eki taşıyan bir eylemin öznesi olarak kullanılamaz; çünkü -mAK ekli yan tümce eyleminde kişi ve sayı uyumu yoktur ve yerine açık bir adıl veya AÖ getirilemez. Özne denetleme yapılarında, ana tümcedeki özne yan tümceciğin içindeki ADIL öznesini denetleyerek eş gönderim yorumu sağlar (örneğin 'Ben [ADIL yüzmek] istiyorum' tümcesinde her iki eylemin öznesi de 'ben'dir). Nesne denetleme yapılarında ise ADIL öznesi ana tümcenin belirtili nesnesiyle eş gönderimserdir (örneğin 'Serap bebeği [ADIL süt içmeye] zorladı' tümcesinde süt içecek olan kişi nesne durumundaki bebektir). Her ADIL denetlenmek zorunda değildir. Üst tümcede denetleyecek bir öğenin bulunmadığı durumlarda, herhangi bir insan olarak yorumlanan öznelere soyut ADIL (ADILsoy) denir (örneğin '[ADIL sigara içmek] sağlıksızdır'). Soyut ADIL sadece tümce başında değil, bazen üst tümcede başka AÖ'ler bulunsa bile ortaya çıkabilir. Değerlendirme bildiren karşı olmak, desteklemek, ummak, savunmak gibi eylemlerin nesnesi olan yan tümceciklerdeki ADILsoy denetlenmek zorunda değildir. ADIL kavramı evrensel olarak yalnızca insan varlıklar için kullanılabilen bir özne türüdür. İnsan dışı canlı veya cansız varlıkların özne olduğu durumlarda bu yapılar kuralsız kabul edilir. Denetleme kuramı çerçevesinde ADIL'lar özne denetleme, nesne denetleme ve soyut ADIL olmak üzere alt kategorilere ayrılır ve sözdizimsel açıdan büyük önem taşıar. Ad tümceciği oluşturmakta kullanılan -DIK, -(y)AcAk, -mA, -mAk ve -(y)Iş ekleri rastgele değil, anlamsal kurallara bağlı olarak seçilir. Gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durumu bildiren yapılara olgu tümceciği denir. Olgu tümcecikleri -DIK, -(y)AcAk ve -(y)Iş eklerini alır; bu önermeler doğrulanabilir veya yanlışlanabilir özelliktedir (örneğin 'Can'ın evlendiği gerçek'). Devinim tümcecikleri ise hareket veya eylemin gerçekleşme olasılığından ziyade devinimin kendisini vurgular; -mAk ve -mA ekleriyle elde edilir ve 'gerçek' yüklemiyle kuralsız yapılar oluşturur. Ana tümce eyleminin sözcüksel anlamı ve yanulamlama özellikleri hangi ad tümceciği ekinin seçileceğini doğrudan belirler. Örneğin 'merak et-' eylemi olgu tümceciği (dolaylı aktarım) gerektirirken, 'tercih et-' eylemi devinim tümceciği seçer. Ortaçlar, adları niteleyen ve sıfatlar gibi işlev gören yan tümcelerdir. Türkçenin baş sonlu ve sola dallanan bir dil olması sebebiyle, ortaçlar niteledikleri baş adın solunda yer alırlar. En yaygın ortaç ekleri -En, -DIK, -(y)AcAk ve -mIş ekleridir. Eylemde kullanılacak -En ve -DIK eklerinin seçimi, nitelenen adın özne, nesne veya tümleç olmasına bağlıdır; özne nitelenecekse -En, diğer ögeler nitelenecekse -DIK eki seçilir. Evrensel olarak ortaç yapılarında bir boşluk (boş iz ulamı) veya artık adıl bulunur. Türkçede basit sıfat tümceciklerinde artık adıl bulunmaz, temel strateji boşluk bırakılmasıdır. Ancak birincil ilgeçlerin nesnesi konumundaki canlı varlıklar için artık adıl (kendisi) kullanımı mümkündür (örneğin '[kendisine kemik attığım] köpek'). Cansız varlıklarda artık adıl kullanılamaz. Keenan ve Comrie tarafından geliştirilen Ad Öbeği Ulaşılabilirlik Hiyerarşisi'ne göre dünya dillerinde ortaçlaştırma sırası şöyledir: Özne > Dolaysız Nesne > Dolaylı Nesne > İlgeç Nesnesi > İyelik tamlayanı. Bu hiyerarşide sol taraftaki ögeler sağdakilere göre ortaçlaştırmaya karşı daha erişilebilirdir ve ilk edinilen yapılardır. Türkçede ilgeç öbekleri açısından yalnızca ikincil ilgeçlerin nesneleri ortaçla nitelenebilir. Başsız ortaçlarda AÖ'nün başı olan ad bulunmaz; tümcecik adlaşmış gibi davranarak çoğul ve durum ekleri alabilir (örneğin '[Acıkan] doymam sanır'). Başsız ortaçlar, ortaçla atfedilen niteliğin baş adın belirlenmesinden daha önemli olduğu durumlarda veya baş adın önceden söylenip belirginleştirildiği bağlamlarda tercih edilir. Kısıtlayıcı ortaçlar, çok geniş bir kümenin üyesini daraltmak ve belirli bir nesneyi ayırt etmek amacıyla kullanılır (örneğin '[Dün aldığım] kitap'). Genişletici ortaçlar ise baş adın zaten belirli olduğu (özel adlar vb.) durumlarda ek bilgi vermek için kullanılır. Belirteç tümcecikleri tümceyi ya da eylemi niteleyen seçimlik eklentilerdir. Bu yan tümceciklerin özneleri tamlayan eki değil, bağımsız tümce özneleri gibi yalın durum eki alır. Belirteç tümcecikleri zaman (öncelik, eşzamanlılık, ardıllık), koşul, neden, sonuç, tarz, amaç ve konu değiştirme gibi zengin anlamsal kategorilerde çeşitlilik gösterir. -kEn, -IncE, -DIkçA gibi eklerle kurulan belirteç tümcecikleri Türkçenin karmaşık sözdizimsel yapısının en önemli unsurlarından biridir.