Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 1
← Ünite 3
Paylaş
←
Ünite 2 Eşleştirme
Ünite 3
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Çeviri
Ünite 4 Eşleştirme
→
Ünite 3: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Çeviri — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 3
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Çeviri
Mot à Mot Çeviri
Genişletilmiş Çeviri
Tercüme Odası
Encümen-i Dâniş
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Çevirmenin kaynak metni kendi öz kültürüyle besleyerek, yeniden inşa ederek geliştirdiği metin türüdür. Kültürler arası ilişkiler ve karşılaştırmalı edebiyat incelemeleri açısından büyük önem taşır.
Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak ve memurlara dil öğretmek amacıyla 1821'de kurulan kurumdur. Tanzimat döneminde Ali, Fuat ve Safvet Paşa gibi devlet adamlarını yetiştiren bir okul işlevi görmüştür.
1851 yılında Fransız Akademisi örnek alınarak devlet eliyle kurulan bilim ve kültür kuruludur. Darülfünun'da okutulacak kitapları hazırlamak ve ilmi yaymak amacıyla kurulmuş ancak kısa sürede kapatılmıştır.
En üst düzeyde anlam eş değerliği sağlamak amacıyla kaynak dilde yazılmış bir metnin yerine erek dilde yazılmış bir metin konulması işlemidir. Yeni bir medeniyetle tanışma ve kültürler arası bilgi transferinde köprü görevi görür.
Kaynak metnin kelimesine veya aslına sadık kalarak yapılan çeviri türüdür. Şemsettin Sami gibi bazı Tanzimat aydınları bu yöntemi benimsemiş ancak Türkçe ifadeden fedakârlık ettikleri için devrinde eleştirilmişlerdir.
Çeviri
— En üst düzeyde anlam eş değerliği sağlamak amacıyla kaynak dilde yazılmış bir metnin yerine erek dilde yazılmış bir metin konulması işlemidir. Yeni bir medeniyetle tanışma ve kültürler arası bilgi transferinde köprü görevi görür.
Mot à Mot Çeviri
— Kaynak metnin kelimesine veya aslına sadık kalarak yapılan çeviri türüdür. Şemsettin Sami gibi bazı Tanzimat aydınları bu yöntemi benimsemiş ancak Türkçe ifadeden fedakârlık ettikleri için devrinde eleştirilmişlerdir.
Genişletilmiş Çeviri
— Çevirmenin kaynak metni kendi öz kültürüyle besleyerek, yeniden inşa ederek geliştirdiği metin türüdür. Kültürler arası ilişkiler ve karşılaştırmalı edebiyat incelemeleri açısından büyük önem taşır.
Tercüme Odası
— Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak ve memurlara dil öğretmek amacıyla 1821'de kurulan kurumdur. Tanzimat döneminde Ali, Fuat ve Safvet Paşa gibi devlet adamlarını yetiştiren bir okul işlevi görmüştür.
Encümen-i Dâniş
— 1851 yılında Fransız Akademisi örnek alınarak devlet eliyle kurulan bilim ve kültür kuruludur. Darülfünun'da okutulacak kitapları hazırlamak ve ilmi yaymak amacıyla kurulmuş ancak kısa sürede kapatılmıştır.
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
— 1861 yılında Münif Paşa ve arkadaşları tarafından kurulan, din ve güncel politika dışında her türlü ilim ve eğitimle ilgili telif ve tercümelerle ilgilenen dernektir. Mehmet Kaplan tarafından 'kültürde laiklik' hareketinin öncüsü olarak nitelendirilmiştir.
Mecmua-i Fünun
— Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye tarafından 1862'de yayımlanmaya başlanan Türk edebiyatının ilk bilimsel süreli yayınıdır. Avrupa'daki Encyclopédie'nin rolünü üstlenerek fen ve sosyal bilimlerde pek çok tercüme ve telif yazı yayımlamıştır.
İkinci El Tercüme
— Bir eserin doğrudan orijinal dilinden değil, başka bir dile (örneğin Arapçaya) yapılan çevirisinden Türkçeye aktarılmasıdır. Vakanüvis Ahmet Lütfi'nin Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe romanını Arapçadan çevirmesi buna örnektir.
Adapte (Uyarlama) Metin
— Orijinal metindeki komik, olay veya tema unsurlarının hedef toplumun kültüründeki benzerleriyle eşleştirilerek yeniden kaleme alınmasıdır. Ahmet Vefik Paşa'nın Molière'den yaptığı uyarlamalar bunun en başarılı örneklerindendir.
Kabul Edilebilirlik
— Tanzimat döneminde çevrilecek metinlerin seçimi ve tercümesi aşamasında, toplumun yapısına, geleneklerine ve değişim ihtiyacına cevap vermesi gerektiği ilkesidir.
Tadilen (Mealen) Tercüme
— Harfi harfine çeviri zorluğunu aşmak için Ahmet Midhat Efendi'nin savunduğu, eserdeki ana maksadı anlamak ve o maksadı okura yabancı gelmeyen bir cümle yapısıyla kendi dilinde ifade etmek yöntemidir.
Verem Edebiyatı
— Romantik akımın etkisiyle, özellikle Lamartine ve Chateaubriand çevirileri etrafında şekillenen, gözyaşı, hüzün ve melankoli temalarını merkeze alan edebiyat anlayışıdır.
Reisülküttâb
— Osmanlı Devleti'nde dışişleri bakanının karşılığı olarak kullanılan unvandır. 18. yüzyıl sonlarında Atıf Efendi bu makamda iken Voltaire ve Rousseau'nun eserlerini zındık olarak nitelendirmiştir.
Mensur Şiir
— 1887-1895 yılları arasında Batı dillerinden yapılan nesir şiir çevirilerinin etkisiyle Türk edebiyatında şekillenen ve Servet-i Fünun döneminde akım hâline gelen şiir biçimidir.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 2 Eşleştirme
Ünite 3
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Çeviri
Ünite 4 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım