İnfografik
← Ünite 8
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 1

Ünite 8: Tanzimat Dönemi’nde Eleştiri (I. Kuşak)

Tanzimat Dönemi’nde Eleştiri (I. Kuşak) - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 218
Tercümân-ı Ahvâl Gazetesinin Çıkışı (1860)
Agâh Efendi tarafından çıkarılan ve Şinasi’nin yazdığı mukaddimesiyle Tanzimat basın ve edebiyat hayatının dönüm noktası olan gazetedir. Bu gazete ile halkın anlayacağı sade dil ve sosyal fayda prensibi ilk kez resmen ilan edilmiştir.
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha Tartışması (1864)
Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında, Arapça terkiplerin yazılış biçimleri üzerinden çıkan ilk basın yoluyla edebî tartışmadır. Şinasi’nin dil kurallarına hâkimiyetini ve mantık gücünü kanıtlamıştır.
Fatin Tezkiresi’nin Yeniden Basım Girişimi
Fatin Efendi’nin 1853'te bitirdiği son klasik tezkire olan 'Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar' eserini matbaa harfleriyle kaliteli basmak istemesi üzerine Şinasi içeriğin nesnelleştirilmesi için 5 maddelik modern biyografi kuralları önermiştir.
Namık Kemal’in Magosa Sürgünü ve Eserleri
Namık Kemal’in siyasi faaliyetleri ve eleştirel yazıları nedeniyle Magosa’ya sürgün gönderildiği dönemdir. Sanatçı bu sürgün yıllarında 'Tahrib-i Harâbât', 'Ta’kib' ve 'İrfan Paşa’ya Mektup' gibi en sert eleştiri eserlerini kaleme almıştır.

Anahtar Kavramlar

Sosyal Fayda PrensibiEdebiyatın yalnızca sanat yapmak amacıyla değil, toplumun eğitilmesi, ahlakın düzeltilmesi ve vatan bilincinin geliştirilmesi amacıyla kullanılmasını öngören Tanzimat I. Kuşak anlayışıdır. Örneğin Namık Kemal, tiyatroyu ve romanı halkı bilinçlendirmede en etkili araçlar olarak görür.
Fenn-i EdepŞinasi’nin edebiyat ile ahlak arasında kurduğu bağı ifade eden ve 'edebiyat edep hasletini öğrettiği için bu adla anılmıştır' düşüncesine dayanan kavramdır. Edebiyatın insana ahlaki olgunluk kazandırma işlevini vurgular.
Mes’ele-i Mebhûsetü’n AnhaTasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında 1864 yılında dil ve Arapça kuralların kullanımı üzerine çıkan, Türk basın tarihinin ilk edebî tartışmasıdır. Şinasi’nin dil bilgisindeki üstünlüğünü ve Türkçenin kendi kurallarıyla yazılabileceğini göstermiştir.
Fatin TezkiresiOsmanlı'nın son klasik tezkiresi olup Fatin Efendi tarafından yazılmıştır. Şinasi, bu eserin yeniden basımı sırasında biyografilerdeki mübalağalı övgülerin kaldırılması ve intihallerin gösterilmesi yönünde nesnel eleştiri önerilerinde bulunmuştur.
Lisan-i Osmanî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı ŞâmildirNamık Kemal’in Tasvir-i Efkâr’da yayımlanan ve yeni Türk edebiyatının beyannamesi sayılan, Türkçenin Farsça etkisinden kurtarılarak ıslah edilmesi gerektiğini savunduğu kapsamlı makalesidir.
Nergisi17. yüzyıl divan edebiyatı sanatçısıdır. Nesirlerinde aşırı süslü, zincirleme tamlamalı ve anlaşılmaz bir üslup kullandığı için Tanzimat sanatçılarının divan nesrini eleştirirken örnek gösterdikleri olumsuz tip olmuştur.
Hamse-i NergisiNergisi’nin beş mensur eserden oluşan ve Türk edebiyatındaki tek mensur hamse örneği olan karmaşık eseridir. Namık Kemal, bu eserin halk tarafından okunmadığını belirterek divan nesrinin anlaşılmazlığını eleştirmiştir.
Bahâr-ı Dâniş MukaddimesiNamık Kemal’in Urduca bir eseri Farsçadan Türkçeye çevirirken yazdığı ve İran edebiyatının Türk edebiyatı üzerindeki etkilerini eleştirdiği ön sözüdür.
İrfan Paşa’ya MektupNamık Kemal’in Magosa’da iken eski edebiyatı savunan ve divan tarzında şiirler yazan İrfan Paşa’ya hitaben yazdığı, divan şiirinin hayalî abartılarını ve vezin zorunluluklarını eleştirdiği mektubudur.
Mes-Prison MuahezesiRecaizâde Mahmut Ekrem’in İtalyan şair Silvio Pellico’nun hapishane anılarını içeren tercümesini, Namık Kemal’in dilin sadeliği ve Acem üslubunun izleri bakımından eleştirdiği tenkit yazısıdır.
Tahrib-i HarâbâtNamık Kemal’in, birlikte yola çıktığı ancak eski edebiyata dönüş yapan Ziya Paşa’nın 'Harâbât' adlı antolojisini ve mukaddimesini eleştirmek amacıyla Magosa’da yazdığı sert eleştiri eseridir.
Ta’kibNamık Kemal’in Harâbât antolojisindeki divan şiiri örneklerini, vezin hatalarını ve gerçeğe aykırı hayalleri Tahrib-i Harâbât’tan daha sert bir üslupla eleştirdiği tenkit kitabıdır.
Mukaddime-i Celal (Celal Mukaddimesi)Namık Kemal’in Celaleddin Harzemşah adlı oyununun başına yazdığı; tiyatro, roman, şiir türlerini ve klasik-romantik edebiyat anlayışlarını Victor Hugo’dan ilhamla değerlendirdiği kapsamlı önsözüdür.
Mikro-Mega Tercümesi MuâhezesiVoltaire’in eserinin Ahmet Vefik Paşa tarafından yapılan tercümesini Namık Kemal’in kelime hataları, tenafür ve basit söyleyişler nedeniyle alaycı bir dille eleştirdiği yazısıdır.
Tercüme-i Hâl-i Emir NevruzNamık Kemal’in edebiyatın ahlakı güzelleştirme ve tarihsel belleği koruma işlevini vurgulamak amacıyla tercüme edip yayımladığı biyografik nitelikli metindir.
Şiir ve İnşaZiya Paşa’nın 1868’de Hürriyet gazetesinde yayımlanan, divan edebiyatını taklitçilikle suçladığı ve asıl şiirimizin halk şiiri (kayabaşı, deyiş) olduğunu savunduğu devrim niteliğindeki makalesidir.
Harâbât MukaddimesiZiya Paşa’nın üç ciltlik antolojisinin başında yer alan, Şiir ve İnşa'daki görüşlerinin aksine divan şiiri geleneğini yücelttiği, edebiyat tarihi niteliği taşıyan manzum ön sözüdür.
Dekadanlar TartışmasıAhmet Midhat Efendi’nin Sabah gazetesinde yayımladığı makaleyle başlatılan, Servet-i Fünûn sanatçılarının eserlerinde ağır ve anlaşılmaz bir dil kullanmalarını eleştiren dört yıllık edebî tartışmadır.
Klasikler TartışmasıAhmet Midhat Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat’teki yazısıyla başlayan, dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi gerekliliğini ve Türk edebiyatında klasik dönem olup olmadığını irdeleyen tartışma sürecidir.
Üç Birlik KuralıKlasik tiyatroda zorunlu tutulan zaman, mekân ve konu birliğidir. Namık Kemal, Celal Mukaddimesi’nde bu kuralın tiyatroyu gerçeğe aykırı kıldığını savunarak şiddetle eleştirmiştir.
MüşahedatAhmet Midhat Efendi’nin romancılık ve natüralizm anlayışını tartıştığı, Emile Zola’nın yalnızca çirkinlikleri ve kötülükleri ele almasını eleştirip iyilik ile kötülüğün sentezini savunduğu romanıdır.
Edebiyat-ı SahihaTanzimat birinci kuşak sanatçılarının savunduğu, hayalî abartılardan uzak, hakikate, tabiata ve toplumsal gerçeğe dayanan doğru ve gerçek edebiyat anlayışıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Ziya Paşa’nın Harâbât Antolojisi (1874)

Ziya Paşa’nın Arap, İran, Çağatay ve divan şiirinden örnekler derlediği üç ciltlik anıtsal antolojisidir. Eserin 795 beyitlik mukaddimesinde divan şiirini övmesi, daha önce halk şiirini savunan yazarla Namık Kemal arasında büyük bir polemiğe yol açmıştır.

Şiir ve İnşa Makalesinin Yayımlanması (1868)

Ziya Paşa’nın Hürriyet gazetesinde yayımlanan ve divan edebiyatını taklitçilikle suçlayıp asıl Türk şiirinin halk şiiri olduğunu iddia ettiği, dönemi için devrim niteliği taşıyan makalesidir.

Celal Mukaddimesi ve Victor Hugo Etkisi

Namık Kemal’in Celaleddin Harzemşah oyununun başına yazdığı önsözdür. Victor Hugo’nun Cromwell oyununun ön sözünden ilham alınarak yazılmış; tiyatro, roman ve romantizm teorileri detaylıca işlenmiştir.

Ahmet Midhat Efendi ve Dekadanlar Tartışması

Ahmet Midhat Efendi’nin Sabah gazetesinde yayımladığı 'Dekadanlar' makalesiyle Servet-i Fünûn şairlerini hedef alarak başlattığı ve dört yıl süren, edebiyatta dilin anlaşılırlığı üzerindeki büyük tartışmadır.

Ahmet Midhat’ın Klasikler Tartışması (1897)

Tercüman-ı Hakikat gazetesinde 'Müsâbaka-i Kalemiyye İkrâm-ı Aklâm' yazısıyla başlatılan, dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi gerekliliğini ve Türk edebiyatındaki eksiklikleri irdeleyen geniş katılımlı tartışma sürecidir.

Emile Zola ve Natüralizme Eleştiri

Ahmet Midhat Efendi’nin Müşahedat romanının önsözünde, natüralist yazar Emile Zola’nın dünyadaki erdemleri yok sayıp sadece çirkinlikleri ve kötülükleri abartarak anlatmasını eleştirdiği tarihsel metindir.

Recaizâde Mahmut Ekrem’in Mes Prison Çevirisi

İtalyan şair Silvio Pellico’nun hapishane anılarından oluşan eserdir. Namık Kemal, Recaizâde’nin bu çevirisini dilin sade olmayışı ve Acem üslubu barındırması nedeniyle 'Mes Prisons Muahezesi' ile eleştirmiştir.

Ahmet Vefik Paşa’nın Mikro-Mega Tercümesi

Voltaire’in Micro Mega adlı eserinin Ahmet Vefik Paşa tarafından Diyojen gazetesinde yayımlanan tercümesidir. Namık Kemal bu çeviriyi basit söyleyişler, tenafür ve imla hataları nedeniyle iğneleyici bir dille eleştirmiştir.

Sultan Mahmud Dönemi Şiir Dili Girişimleri

Namık Kemal’in Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi’nde değindiği, II. Mahmut döneminde Türkçenin sadeleştirilmeye çalışıldığı ancak şairlerin sadece kelimeleri sadeleştirip hayallerini Acem etkisinden kurtaramadıkları başarısız girişim sürecidir.

İkinci Cilt Harâbât Antolojisi ve Namık Kemal

Ziya Paşa’nın Harâbât’ın ikinci cildine Namık Kemal’den yalnızca üç beyit alması ve birinci ciltte hiç yer vermemesi, Namık Kemal’in arkadaşına karşı 'Tahrib-i Harâbât'ı yazmasında kişisel bir tetikleyici unsur olmuştur.

Mütercim Asım’ın Mütercim-i Kâmus Eseri

Ziya Paşa’nın 'Şiir ve İnşa' makalesinde nesir dilinin sadeliği ve akıcılığı açısından övdüğü, Türkçeye verdiği önemle dilin gelişmesine katkı sağladığını belirttiği önemli sözlük ve çeviri çalışmasıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Şinasi doğrudan bir eleştirmen olmasa da dil sadeleşmesi, basın mukaddimeleri ve Fatin Tezkiresi önerileriyle modern eleştirinin yol açıcı öncüsüdür; sınavda bu detay karıştırılmamalıdır.
  • Namık Kemal’in 'Lisan-i Osmanî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir' makalesinin yeni Türk edebiyatının beyannamesi olduğu bilgisi sınavda sıkça sorulur.
  • Ziya Paşa’nın 'Şiir ve İnşa' makalesinde divan edebiyatını reddedip halk şiirini savunurken, 'Harâbât Mukaddimesi'nde tam tersi bir tutumla divan şiirini yücelttiği tezatlığı kritik bir sınav sorusu konusudur.
  • Namık Kemal’in Ziya Paşa’nın Harâbât’ına karşı yazdığı eleştiri eserlerinin adları ('Tahrib-i Harâbât' ve 'Ta’kib') ve yönü kesinlikle ezberlenmelidir.
  • Ahmet Midhat Efendi’nin Servet-i Fünûnçülere karşı başlattığı tartışmanın adı 'Dekadanlar Tartışması', dünya klasikleri için başlattığı tartışmanın adı ise 'Klasikler Tartışması'dır.
  • Namık Kemal’in klasik tiyatronun üç birlik kuralına karşı çıkıp romantik tiyatroyu ve Shakespeare’i savunduğu eserin adı 'Celal Mukaddimesi'dir.
  • Şinasi ile Ruzname-i Ceride-i Havadis yazarı Said Bey arasında geçen 'Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha' tartışmasının basın tarihimizin ilk edebî tartışması olduğu unutulmamalıdır.