Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 2
← Ünite 4
Paylaş
←
Ünite 3 Eşleştirme
Ünite 4
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Eleştiri-II (İkinci Kuşak)
Ünite 5 Eşleştirme
→
Ünite 4: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Eleştiri-II (İkinci Kuşak) — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 4
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Ta’lîm-i Edebiyat
Üslûb (Style)
Hissiyât-ı Sâde-dilâne
Üslûb-ı Sâde
Üslûb-ı Müzeyyen
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Recaizâde Mahmut Ekrem’in hisleri sınıflandırırken adlandırdığı, edebî eserlerde iç saflığı ve çocuksu halleri, saf duyguları barındıran his türüdür.
Düşünceyi açıklamak, öğretmek veya eğlendirmek amacıyla kullanılan; uzun ifadeler, azametli teşbihler ve gösterişli hayaller barındırmayan doğal ifade tarzıdır.
Edebî sanatlar ve mecaz türleriyle oluşturulan, gösterişiyle ve söz sanatlarıyla dikkat çeken süslü üslup türüdür.
Recaizâde Mahmut Ekrem tarafından kaleme alınan, Türk edebiyatında Batılı retorik anlayışını ve yeni edebiyatın kuramsal çerçevesini oluşturan ilk belagat kitabıdır. Eser, eski edebiyatın şekilciliğini eleştirip üslup ve psikolojik tahlillere yer vererek dönemin yenilikçi gençliğine rehberlik etmiştir.
Recaizâde Mahmut Ekrem’e göre her şahsın fikir ve düşüncelerini ifade ederken kullandığı özel tarz ve düşüncelerinin kalıbıdır. Buffon’un 'üslûb-ı beyan ayniyle insandır' sözünden hareketle yazarın mizacının bir aynası olarak tanımlanmıştır.
Ta’lîm-i Edebiyat
— Recaizâde Mahmut Ekrem tarafından kaleme alınan, Türk edebiyatında Batılı retorik anlayışını ve yeni edebiyatın kuramsal çerçevesini oluşturan ilk belagat kitabıdır. Eser, eski edebiyatın şekilciliğini eleştirip üslup ve psikolojik tahlillere yer vererek dönemin yenilikçi gençliğine rehberlik etmiştir.
Üslûb (Style)
— Recaizâde Mahmut Ekrem’e göre her şahsın fikir ve düşüncelerini ifade ederken kullandığı özel tarz ve düşüncelerinin kalıbıdır. Buffon’un 'üslûb-ı beyan ayniyle insandır' sözünden hareketle yazarın mizacının bir aynası olarak tanımlanmıştır.
Hissiyât-ı Sâde-dilâne
— Recaizâde Mahmut Ekrem’in hisleri sınıflandırırken adlandırdığı, edebî eserlerde iç saflığı ve çocuksu halleri, saf duyguları barındıran his türüdür.
Üslûb-ı Sâde
— Düşünceyi açıklamak, öğretmek veya eğlendirmek amacıyla kullanılan; uzun ifadeler, azametli teşbihler ve gösterişli hayaller barındırmayan doğal ifade tarzıdır.
Üslûb-ı Müzeyyen
— Edebî sanatlar ve mecaz türleriyle oluşturulan, gösterişiyle ve söz sanatlarıyla dikkat çeken süslü üslup türüdür.
Üslûb-ı Âlî
— Büyük fikirlerin ve hislerin asaletini ifade eden, ruhu hayrete ve coşkuya düşüren, kelime süsünden ziyade anlam sağlamlığına dayanan yüce üslup tarzıdır.
Sünûhât-ı Kalbiyye
— Recaizâde Mahmut Ekrem’in Zemzeme Mukaddimesi'nde şiirdeki güzellikleri sınıflandırırken ruha doğrudan işlediği için en üstün tuttuğu 'kalbe doğuşlar' anlamına gelen estetik unsurdur.
Takdir-i Elhan
— Recaizâde Mahmut Ekrem’in Menemenlizâde Mehmet Tahir’in Elhan şiir kitabı üzerine yazdığı, yeni şiirin poetikasını ve sınırlarını çizdiği çığır açıcı eleştiri eseridir.
Edebiyat-ı Sahîha
— Tanzimat birinci kuşağının ve Recaizâde Ekrem’in savunduğu, insan hayatının gerçek tasvirlerini ve tabiatta görülen unsurların gerçeğe uygun temsilini esas alan hakiki edebiyat anlayışıdır.
Nesr-i Muhayyel
— Recaizâde Mahmut Ekrem’in Takdir-i Elhan’da bahsettiği, vezinli olmamasına rağmen his ve fikirleri serbestçe ifade etme imkânı tanıdığı için şiir sayılabilecek nesir türüdür.
Takriz
— Alanında uzman bir dosta yazdırılıp kitabın başına konulan, eseri överek olumlu yönlerini ortaya koyan nesir veya manzum yazılardır.
Nâ-Kâfi
— Abdülhak Hâmit’in Makber Mukaddimesi'nde 'yetersiz' anlamında Farsça ek ile Arapça kelimeyi birleştirerek kullanması sonucu dil tartışmalarına yol açan ve sonrasında aynı adla şiir yazarak eleştirilere meydan okuduğu kavramdır.
Millî Tiyatro
— Abdülhak Hâmit’in Duhter-i Hindû Hâtimesi'nde sınırlarını çizdiği; bilinen günlük hayat yerine tarihî olayları, İslamiyet’in şanlı dönemlerini veya farklı Osmanlı kavimlerinin geleneklerini anlatan tiyatro anlayışıdır.
İlm-i Teşrih-i Edebî
— Sami Paşazâde Sezai’nin Küçük Şeyler Mukaddimesi'nde kullandığı, tabiatın sırlarına ve insan kalbine dair yıllarca sürecek inceleme ve araştırmaların oluşturduğu deneyimlere dayanan gerçekçi edebiyat anlayışıdır.
Mutavassıtîn
— Tanzimat dönemi sonrasında hem geleneksel Doğu edebiyatını hem de Batılı yeni edebiyat anlayışını birlikte yürüten, ortalama yolu seçen ılımlı ara nesil sanatçılarını ifade eden terimdir.
Demdeme
— Muallim Naci’nin Recaizâde Mahmut Ekrem’in eleştirilerine ve III. Zemzeme Mukaddimesi'ndeki aşağılayıcı ifadelerine karşı sert ve alaycı bir üslupla yazdığı eleştiri kitabıdır.
İntikad
— Muallim Naci ile Beşir Fuad arasında geçen, dil, eleştiri, şiir ve vezin konularının tartışıldığı yedi mektuptan oluşan edebî tartışma eseridir.
Istılâhât-ı Edebiyye
— Muallim Naci’nin 1890 yılında yayımladığı, edebiyat terimlerini, sanatları ve nazım şekillerini örneklerle eleştirel bir bakış açısıyla açıkladığı başvuru kitabıdır.
Santimantalizm
— Ara nesil eserlerinde görülen, bireysel hassasiyetin ve aşırı duygululuğun, melankolinin hâkim olduğu duygu durumudur.
Mehâsin-i Fikriyye
— Recaizâde Mahmut Ekrem’in şiirde bulduğu üç güzellikten biri olan fikir güzelliğidir.
Bedâyi-i Hayaliyye
— Recaizâde Mahmut Ekrem’in şiirde bahsettiği hayal güzelliğini ifade eden estetik kavramdır.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 3 Eşleştirme
Ünite 4
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Eleştiri-II (İkinci Kuşak)
Ünite 5 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım