İnfografik
← Ünite 4
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 2

Ünite 4: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Eleştiri-II (İkinci Kuşak)

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Eleştiri-II (İkinci Kuşak) - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 97
Ta’lîm-i Edebiyat’ın Kaynağı Olarak Émile Lefranc
Recaizâde Mahmut Ekrem, Ta’lîm-i Edebiyat adlı eserinde üslup konusunu işlerken Fransız yazar Émile Lefranc’ı referans almış ve 'style' kelimesinin tüm anlamlarını karşılayacak teorik çerçeveyi Türk edebiyatına ilk kez kazandırmıştır.
Râgıp Paşa’nın 'Memnun' Kelimesi Eleştirisi
Recaizâde Mahmut Ekrem, divan edebiyatındaki kelime kullanım hatalarını örneklerken Râgıp Paşa’nın bir beytinde 'memnun' kelimesinin lügatçe doğru olmasına rağmen örf ve genel kullanımda 'minnetdâr' yerine 'hoşnûd' anlamı taşıdığı için yanlış anlaşılmaya yol açtığını eleştirmiştir.
Georges-Louis Leclerc Buffon ve Üslup Anlayışı
Fransız doğabilimci Buffon’un (1707-1788) 'üslûb-ı beyan ayniyle insandır' sözü, Recaizâde Mahmut Ekrem tarafından benimsenmiş ve her yazarın üslubunun kendi mizacının bir aynası olduğu fikri Ta’lîm-i Edebiyat’a aktarılmıştır.
Muallim Naci’nin 'Gark-ı Nur' Gazeli Krizi
Menemenlizâde Mehmet Tahir’in Elhan kitabına aldığı Muallim Naci’ye ait 'Gark-ı Nur' redifli gazele yazdığı nazirenin üstünün çizilmesi, Ekrem ile Naci arasındaki edebî savaşın ve gerginliğin fitilini ateşleyen olaylardan biri olmuştur.

Anahtar Kavramlar

Ta’lîm-i EdebiyatRecaizâde Mahmut Ekrem tarafından kaleme alınan, Türk edebiyatında Batılı retorik anlayışını ve yeni edebiyatın kuramsal çerçevesini oluşturan ilk belagat kitabıdır. Eser, eski edebiyatın şekilciliğini eleştirip üslup ve psikolojik tahlillere yer vererek dönemin yenilikçi gençliğine rehberlik etmiştir.
Üslûb (Style)Recaizâde Mahmut Ekrem’e göre her şahsın fikir ve düşüncelerini ifade ederken kullandığı özel tarz ve düşüncelerinin kalıbıdır. Buffon’un 'üslûb-ı beyan ayniyle insandır' sözünden hareketle yazarın mizacının bir aynası olarak tanımlanmıştır.
Hissiyât-ı Sâde-dilâneRecaizâde Mahmut Ekrem’in hisleri sınıflandırırken adlandırdığı, edebî eserlerde iç saflığı ve çocuksu halleri, saf duyguları barındıran his türüdür.
Üslûb-ı SâdeDüşünceyi açıklamak, öğretmek veya eğlendirmek amacıyla kullanılan; uzun ifadeler, azametli teşbihler ve gösterişli hayaller barındırmayan doğal ifade tarzıdır.
Üslûb-ı MüzeyyenEdebî sanatlar ve mecaz türleriyle oluşturulan, gösterişiyle ve söz sanatlarıyla dikkat çeken süslü üslup türüdür.
Üslûb-ı ÂlîBüyük fikirlerin ve hislerin asaletini ifade eden, ruhu hayrete ve coşkuya düşüren, kelime süsünden ziyade anlam sağlamlığına dayanan yüce üslup tarzıdır.
Sünûhât-ı KalbiyyeRecaizâde Mahmut Ekrem’in Zemzeme Mukaddimesi'nde şiirdeki güzellikleri sınıflandırırken ruha doğrudan işlediği için en üstün tuttuğu 'kalbe doğuşlar' anlamına gelen estetik unsurdur.
Takdir-i ElhanRecaizâde Mahmut Ekrem’in Menemenlizâde Mehmet Tahir’in Elhan şiir kitabı üzerine yazdığı, yeni şiirin poetikasını ve sınırlarını çizdiği çığır açıcı eleştiri eseridir.
Edebiyat-ı SahîhaTanzimat birinci kuşağının ve Recaizâde Ekrem’in savunduğu, insan hayatının gerçek tasvirlerini ve tabiatta görülen unsurların gerçeğe uygun temsilini esas alan hakiki edebiyat anlayışıdır.
Nesr-i MuhayyelRecaizâde Mahmut Ekrem’in Takdir-i Elhan’da bahsettiği, vezinli olmamasına rağmen his ve fikirleri serbestçe ifade etme imkânı tanıdığı için şiir sayılabilecek nesir türüdür.
TakrizAlanında uzman bir dosta yazdırılıp kitabın başına konulan, eseri överek olumlu yönlerini ortaya koyan nesir veya manzum yazılardır.
Nâ-KâfiAbdülhak Hâmit’in Makber Mukaddimesi'nde 'yetersiz' anlamında Farsça ek ile Arapça kelimeyi birleştirerek kullanması sonucu dil tartışmalarına yol açan ve sonrasında aynı adla şiir yazarak eleştirilere meydan okuduğu kavramdır.
Millî TiyatroAbdülhak Hâmit’in Duhter-i Hindû Hâtimesi'nde sınırlarını çizdiği; bilinen günlük hayat yerine tarihî olayları, İslamiyet’in şanlı dönemlerini veya farklı Osmanlı kavimlerinin geleneklerini anlatan tiyatro anlayışıdır.
İlm-i Teşrih-i EdebîSami Paşazâde Sezai’nin Küçük Şeyler Mukaddimesi'nde kullandığı, tabiatın sırlarına ve insan kalbine dair yıllarca sürecek inceleme ve araştırmaların oluşturduğu deneyimlere dayanan gerçekçi edebiyat anlayışıdır.
MutavassıtînTanzimat dönemi sonrasında hem geleneksel Doğu edebiyatını hem de Batılı yeni edebiyat anlayışını birlikte yürüten, ortalama yolu seçen ılımlı ara nesil sanatçılarını ifade eden terimdir.
DemdemeMuallim Naci’nin Recaizâde Mahmut Ekrem’in eleştirilerine ve III. Zemzeme Mukaddimesi'ndeki aşağılayıcı ifadelerine karşı sert ve alaycı bir üslupla yazdığı eleştiri kitabıdır.
İntikadMuallim Naci ile Beşir Fuad arasında geçen, dil, eleştiri, şiir ve vezin konularının tartışıldığı yedi mektuptan oluşan edebî tartışma eseridir.
Istılâhât-ı EdebiyyeMuallim Naci’nin 1890 yılında yayımladığı, edebiyat terimlerini, sanatları ve nazım şekillerini örneklerle eleştirel bir bakış açısıyla açıkladığı başvuru kitabıdır.
SantimantalizmAra nesil eserlerinde görülen, bireysel hassasiyetin ve aşırı duygululuğun, melankolinin hâkim olduğu duygu durumudur.
Mehâsin-i FikriyyeRecaizâde Mahmut Ekrem’in şiirde bulduğu üç güzellikten biri olan fikir güzelliğidir.
Bedâyi-i HayaliyyeRecaizâde Mahmut Ekrem’in şiirde bahsettiği hayal güzelliğini ifade eden estetik kavramdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Voltaire ve La Harpe Örnekleri

Recaizâde Mahmut Ekrem, Takdir-i Elhan eserinde ciddi bir eleştirmen olmanın zorluğunu anlatırken Voltaire zamanında La Harpe’den başka eleştirmen çıkmadığını, onun da eleştirilerinde tarafgir davrandığını örnek olarak vermiştir.

Abdülhak Hâmit’in 'Tanaggum' Denemesi

Abdülhak Hâmit, Hint sömürgeciliğini işlediği Duhter-i Hindû adlı tiyatro eserinin sonuna eklediği 'Tanaggum' adlı manzumeyi, Türkçenin Batılı manzume tarzına ne denli uygun olduğunu test etmek amacıyla yazdığını belirtmiştir.

Alphonse Daudet ve Emile Zola’nın Etkisi

Sami Paşazâde Sezai, Küçük Şeyler Mukaddimesi’nde realizmi savunurken Alphonse Daudet’nin 'Arlezyalı' hikâyesine yer vermiş, ayrıca 'üslûb-l âlî-yi şairâne' ve 'ilm-i teşrih-i edebî' ifadeleriyle Daudet ve Zola’dan esinlenmiştir.

Gaspıralı İsmail’in Dil Teklifine Sezai’nin Tepkisi

Sami Paşazâde Sezai, 1898 yılında İkdam gazetesinde yayımlanan 'Musahabe' yazısında, Gaspıralı İsmail’in Tercüman gazetesindeki Arapça-Farsça yerine Çağatayca ve Tatarcaya dönme teklifini Türk dilinde Tatar eseri bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.

Muallim Naci’nin 'Muallim' Adlı Eseri

Muallim Naci, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde genç şairlerin gönderdiği ve düzeltilebilecek nitelikteki şiirleri dil, vezin ve kafiye hatalarını açıklayarak yayımlamış, bu değerlendirmelerini 'Muallim' adlı kitapta toplamıştır.

Muhayyelât-ı Aziz Efendi’nin Değerlendirilmesi

Muallim Naci ile Ahmet Midhat Efendi’nin mektuplaşmalarından oluşan Muhaberât ve Muheverât adlı eserde, Giritli Aziz Efendi’nin ünlü eseri Muhayyelat Acem tarzında yazılmış bir roman olarak değerlendirilmiştir.

Beşir Fuad ve Muallim Naci Mektuplaşması: İntikad

Beşir Fuad’ın iki ciltlik 'Victor Hugo' eserini yayımlaması üzerine Muallim Naci’nin tebrik mektubu göndermesiyle başlayan süreç, iki yazarın edebiyat, dil ve vezin konularını tartıştırdığı yedi mektupluk 'İntikad' kitabını ortaya çıkarmıştır.

Menemenlizâde Mehmet Tahir’in 'Elhan' Kitabı

Mekteb-i Mülkiye’den Recaizâde Mahmut Ekrem’in öğrencisi olan Menemenlizâde Mehmet Tahir, şiir kitabını yayımlamadan önce hocasına sunmuş ve bu eser üzerine Ekrem 'Takdir-i Elhan' adlı poetik eleştiri metnini kaleme almıştır.

Giritli Aziz Efendi ve Eserleri

Ünite metninde Muallim Naci ve Ahmet Midhat’ın mektuplaşmaları bağlamında adı geçen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Türk edebiyatında masal ve hikâye geçiş döneminin önemli ve fantastik unsurlar barındıran bir metni olarak ele alınmıştır.

Ahmet Rasim ve 'Mutavassıtîn' Terimi

Tanzimat ile Servet-i Fünun arasında yer alan, ne tamamen eski ne tamamen yeni olan ılımlı ara nesil yazarları için 'mutavassıtîn' ve 'mutavassıta erbâbı' terimleri Ahmet Rasim tarafından kullanılmıştır.

Makber Mukaddimesi’nin Yayımlanma Gerekçesi

Abdülhak Hâmit, eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazdığı Makber’in ön sözünde, eseri 'fenâ bulmuş bir vücûdun bekası için' ve kendi hislerine ortak olacak kimse bulunmadığı için yalnız kendisi okumak amacıyla yazdığını belirtmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Recaizâde Mahmut Ekrem’in Ta’lîm-i Edebiyat adlı eserinin Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk belagat kitabı olduğunu ve üslup konusunu teorik olarak ilk işleyen eser olduğunu unutmayın.
  • Muallim Naci ile Recaizâde Mahmut Ekrem arasındaki tartışmaların 'III. Zemzeme Mukaddimesi', 'Takdir-i Elhan' ve Muallim Naci’nin 'Demdeme' adlı eseri etrafında şekillendiğini karıştırmayın.
  • Abdülhak Hâmit’in teorik bir eleştirmen olmadığını, eleştirilerini 'Makber Mukaddimesi', 'Duhter-i Hindû Hâtimesi' ile 'Bir Şâirin Hezeyânı' ve 'Nâ-Kâfi' gibi şiirlerinde romantik bir dille ortaya koyduğunu unutmayın.
  • Sami Paşazâde Sezai’nin 'Küçük Şeyler Mukaddimesi' ile realizm akımına göz kırptığını ve edebiyatta 'ilm-i teşrih-i edebî' kavramını kullandığını sınavda soru olarak gelebileceği için iyi ezberleyin.
  • Muallim Naci’nin Beşir Fuad ile mektuplaşmalarının 'İntikad', Ahmet Midhat ile mektuplaşmalarının ise 'Muhaberât ve Muheverât' olduğunu karıştırmamaya özen gösterin.
  • Ara Nesil (Mutavassıtîn) sanatçılarının 1880-1896 yılları arasında faaliyet gösterdiğini, ortak bir bildirge veya dergi etrafında değil, eserlerindeki benzer özellikler (marazi hassasiyet, santimantalizm) nedeniyle bu şekilde adlandırıldıklarını unutmayın.