Turizm endüstrisi, turistik ürünü arz eden işletmeler topluluğu olarak tanımlanmaktadır. Ancak turizm endüstrisinde oldukça karmaşık bir yapı söz konusudur. Çünkü turistik ürün paketi içerisinde çok çeşitlilikte mallar ve hizmetler bir arada bulunur. Bu paket hem ekonomik olan hem de ekonomik olmayan (serbest) malları içermektedir. Ekonomik olmayan mallar, bir fiyatı olmayan, deniz, kum, güneş gibi serbest mallardır. Bu unsurlar turistik talebin oluşmasında ve destinasyon seçiminde olmazsa olmaz belirleyicilerdir. Ekonomik mallar ise turistlerin gündelik hayattaki yeme-içme, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan ve yanlarında götürebilecekleri hediyelik eşyaları kapsayan, bir fiyat karşılığı satılan ürünlerdir. Turistik ürün paketi organize edilirken turist genellikle tek bir paket fiyatı öder. Bu paket içerisinde her turist farklı unsurlara değer atfetse de yiyecek-içecek hizmetleri tüm turistler için zorunlu ve birincil bir ihtiyaçtır. Hediyelik eşya almayan bir turist olabilir ancak yeme-içme ihtiyacını karşılamayan bir turist düşünülemez. Bu durum yiyecek-içecek işletmelerini turizmin en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri yapar. Ülkemizde turizm işletmeleri 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında üç ana gruba ayrılmıştır. Bunlar; konaklama işletmeleri, yiyecek içecek işletmeleri ve yan hizmet kuruluşlarıdır. Konaklama işletmeleri asli (otel, motel, tatil köyü, pansiyon) ve yardımcı (apart otel, hostel, kamping vb.) olarak ayrılırken; yan hizmet kuruluşları seyahat acenteleri, yat-marina işletmeleri ve rekreasyon işletmelerinden oluşur. Yiyecek içecek işletmeleri, insanların kendi meskenleri dışında seyahat, konaklama veya sosyal nedenlerle yeme-içme ihtiyaçlarını belirli bir bedel karşılığında karşılayan hizmet işletmeleridir. Bu işletmeler sadece somut yemek üretmekle kalmaz, aynı zamanda tören, toplantı ve ziyafetlerin yapıldığı sosyal ortamları da sunarlar. Sektörün gelişimi tarım, sanayi ve diğer hizmet sektörlerini de doğrudan tetikler. Yiyecek içecek işletmeleri belgelerine göre ikiye ayrılır: Kültür ve Turizm Bakanlığı denetimine tabi olan 'Turistik Belgeli İşletmeler' ve belediyeler tarafından ruhsatlandırılan 'Belediye Belgeli İşletmeler'. Ekonomik şartlarına göre ise kâr amacı güden 'Ticari İşletmeler', kâr amacı gütmeyen sosyal odaklı 'Resmî Kurumlar ve Fabrikalar' (hastane, okul, askeriye) ve tamamen ücretsiz hizmet veren 'Hayır Kurumları' (aşevleri) şeklinde sınıflandırılır. Ticari yiyecek-içecek işletmeleri mülkiyet yapılarına göre bağımsız tek kişi/aile işletmeleri veya standart hizmet sunan zincir işletmeler olabilir. Ölçeklerine göre ise kapasitesi 80 kişiden az olanlar küçük, 80 ile 400 kişi arasında olanlar orta, 400 kişiden fazla kapasiteye sahip olanlar ise büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmektedir. Yiyecek içecek işletmeleri faaliyet alanlarına göre restoranlar, kafeteryalar, hızlı yemek (fast-food) restoranları, seçkin (fine-dining) restoranlar, etnik restoranlar, temalı restoranlar, catering firmaları ve ulaşım merkezlerindeki restoranlar olarak ayrılır. Ülkemizde restoranlar 2634 Sayılı Kanun'da 'lokantalar' olarak adlandırılır ve ikinci sınıf, birinci sınıf ve lüks lokantalar olarak derecelendirilir. Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik uyarınca, ikinci sınıf lokantaların yemek salonu kapasitesi en az 50 kişilik, birinci sınıf lokantaların ise en az 150 kişilik olmak zorundadır. Salon alanları hesaplanırken kişi başına en az 1,2 metrekare alan düşecek şekilde hesaplama yapılır. Mutfak alanları ise ikinci sınıf lokantalarda salon alanının %25'inden, birinci sınıf lokantalarda ise 50 metrekareden küçük olamaz. Birinci sınıf lokantalar, ikinci sınıf lokantalardaki asgari şartlara ek olarak; giriş holü, ayrı servis girişi, bankolu vestiyer, müzik yayını, havalandırma ve klima sistemi, mutfakta fırın, tabak ısıtma teçhizatı, pasta hazırlık yeri ve menüsünde en az beşer çeşit sıcak yemek, soğuk yemek ve tatlı bulundurma zorunluluğuna tabidir. Bir yiyecek içecek işletmesinin kuruluşu sırasıyla; İşletme Kurma Düşüncesi, Fizibilite Etütleri (Ön Araştırmalar), Değerlendirme ve Yatırım Kararı, Kesin Proje, Projenin Uygulanması ve İşletme Aşaması olmak üzere altı temel adımdan oluşur. Kuruluş süreci mutlaka bilimsel verilere dayalı bir fizibilite projesiyle yürütülmelidir. Fizibilite etütleri kapsamında ekonomik, teknik, finansal ve hukuki araştırmalar yapılır. Ekonomik araştırma; talep tahmini, kapasite belirleme ve kuruluş yeri seçimini kapsar. Talep tahmininde dolaysız (anket, uzman görüşü) ve dolaylı (trend analizi, regresyon) yöntemler kullanılır. Kuruluş yeri seçiminde ise ham maddeye yakınlık, pazara yakınlık, taşıma imkanları ve iklim gibi ekonomik ve çevresel faktörler analiz edilir. Teknik araştırma aşamasında üretim yöntemi, makine-donanım seçimi, yerleşim planı ve iş akım şemaları hazırlanır. Finansal araştırmada yatırım için gerekli sermaye, kredi kaynakları ve tahmini gelir-gider bütçeleri analiz edilir. Hukuki araştırmada ise şirketin türü (şahıs veya sermaye şirketi), devlet teşvikleri, gerekli yasal izinler, ruhsatlar ve harçlar belirlenerek yasal altyapı oluşturulur. Fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra elde edilen veriler ışığında yatırım projeleri değerlendirilir. Bu değerlendirmede paranın zaman değerini dikkate almayan (Geri Ödeme Süresi, Gidere Oranlanan Hasılat, Yatırım Kârlılığı, En Düşük Maliyet Gideri) ve paranın zaman değerini dikkate alan (Net Bugünkü Değer, İç Kârlılık Oranı, Eş Değer Maliyet Gideri) yöntemler kullanılır. Değerlendirme sonucunda rasyonel bulunan proje 'Kesin Proje' aşamasına getirilir. Bu aşamada kesin hesaplar, makine maliyetleri, toplam yatırım tutarı ve finansman yöntemi netleştirilir. Ardından gelen 'Projenin Uygulanması' aşamasında inşaat, satın alma, personel eğitimleri, tedarikçi anlaşmaları ve standart reçetelerin oluşturulması gibi fiili yatırımlar gerçekleştirilir. Son aşama olan 'İşletme Aşaması'nda ise tesis üretime başlar. Ancak tam kapasiteyle satışa geçmeden önce mutlaka ön testler ve kalite kontrolleri yapılmalıdır. Ürünlerin lezzeti, sunumu ve servis standartları test edilerek hatalar giderilir. Bu denetimlerin ardından işletme resmi olarak kapılarını açarak sürekli faaliyet dönemine geçer.