Okuma Parçası 1: Metnin Okunuşu
Sonraları o makule nev-resîdegânın devri geçüp Enderûn-ı hümâyûn’da Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi dühât-ı ashâb-ı dirâyet ü fetânetden zâtlar yetişdi lâkin anlar dahi vükelâ-yı asr ile birlikde celb ve cem‘-i emvâle hasr-ı eîâr eylediler ve İstanbulca görülmedik tarz ve sûretde büyük ve müzeyyen hâne ve sâhil-hâneler inşâsıyla ziyâde sefâhat ü ihtişâmâta düşdüler. Ve Bâb-ı âlî ricâli gibi ba‘de’l-asr evlerine gelüp sabahleyin Enderûn-ı hümâyûn’a gider ve Bâb-ı âlî’ye mahsûs olan işleri kendü evlerinde icrâ ider oldular. Ve giceleri mukatâ‘at mültezimleri ve Memleketeyn’in kapu kethudâları gibi yed-i rüşvet olan kesân veyâhûd esâfilden bir takım kâse-lîsân ile hem-bezm musâhabet ve gâh hânelerinde ve gâh kayıklarla mehtâba çıkup deniz üzerinde bâzende ve hânende ve sâzendeler ile seyr-i âheng-i encümen-i îş ü işret olup âlem-i âb keyfiyle esrâr-ı saltanatı dahi ağyâra fâş ediverirlerdi. Sultân Selîm Han hazretleri ise kurenâsına pek ziyâde emniyyet ü i‘timâd iderek onlardan bir şey ketm itmez olduğundan devletin rûhı mesâbesinde olan serâ’iri mektûm tutılamayup mânend-i mesel sâ’ir efvâh-ı nâsda dâ’ir olup giderdi.
Hattâ bir def ‘a Topkapu Sarây-ı hümâyûnunda gâyet mahremâne bir meclis-i hâssü’l-hâss olmuşidi ki ka’im-makam paşa bile dâhil değil idi. Arası çok geçmeksizin meclisin sûret-i müzâkere ve karârı aynıyla Paris’de matbû‘ bir Fransız gazetesinde görülerek erkân-ı devlet püşt bedîvâr-ı hayret olmuşidi. İşbu uzemâ-yı ricâl-i enderûna bakarak sâ’ir huddâm-ı Sarây-ı hümâyûn dahi lâübâliyâne taşra çıkup gezerler ve bîrûn ile ihtilât iderler idi. Nâs ise esîr-i âdet ü te‘âmül olduğundan bu makule hılâf-ı âde vaz‘ ve tavrlar enzâr-ı umûmiyyede pek çirkin görünürdü. Hattâ gılmân-ı hâssadan ba‘zıları kahve-hâne ve bâzîce-gâh misillü mecma‘-ı nâs olan mahallerde görüldükçe halk “bu kadar kaydsızlık nedir ve bu mertebe hamiyyetsizlik ne dimekdir ?” deyu söylenürdi.
Kaynak: Cevdet Paşa, Târîh, c. VIII., İstanbul 1309.
