1917 Bolşevik İhtilali sonrasında kargaşa ortamından yararlanılarak ve Türkiye'nin askerî yardımıyla 28 Mayıs 1918'de kurulan Millî Azerbaycan Cumhuriyeti, Kafkasya'da Türk ve Müslüman bağlarını pekiştirmiş; ancak 28 Nisan 1920'de Bolşeviklerce yıkılmıştır.
1926 yılında toplanan I. Bakû Türkoloji Kurultayı'nda Latin harflerine geçiş tasarıları ve ortak alfabe meseleleri tartışılmıştır. Kurultaya katılan delegelerin ortak alfabe ve dil birliğini savunması Sovyet yönetimini rahatsız etmiş ve bu durum aydın tasfiyelerini hızlandırmıştır.
Sovyetler Birliği'nde 1920'lerin sonlarından 1937'ye kadar süren süreçte, on binlerce Azerbaycanlı ve diğer Türk aydınları 'rejim düşmanı', 'pantürkist' ithamlarıyla tutuklanmış, kurşuna dizilmiş veya Sibirya'ya sürgün edilerek aydın kadro imha edilmiştir.
II. Dünya Savaşı'nın sonuna doğru 18 Mart 1944 tarihinde Kırım Türkleri an vatanlarından Kazakistan ve Özbekistan'a sürgün edilmiştir. Açlık, hastalık ve sefalet nedeniyle yollarda büyük kayıplar verilmiş ve Kırım etnik temizliğe uğratılmıştır.
Azerbaycan Türklerinden Hasan Bey Melikzade Zerdabî tarafından 1875-1877 yıllarında Bakû'da çıkarılan Ekinçi, Rusya Müslümanlarının ilk gazetesidir. Karanlığı yareven bir ışık gibi parlayan gazete, modernleşme, eğitim ve bilim konularını işlemiştir.
14 Aralık 1825'te Rusya'da Çar'ın yetkilerinin sınırlandırılması için ayaklanan hürriyetçi aydınlar (Dekabristler) başarısız olunca Sibirya ve Tiflis'e sürgün edilmiştir. Fransızca ve Almanca bilen bu aydınlar Tiflis'teki yerel Türk ve Gürcü aydınları etkilemiştir.
Cengiz Han soyundan gelen Kazak aydını Şokan Velihanov (1835-1865), tarih ve etnografya alanındaki objektif araştırmalarıyla tanınmıştır. Manas Destanı'nın bir kısmını derleyip Rusçaya çevirerek bilim dünyasına tanıtan ilk isim olmuştur.
Kazak eğitimci Ibıray Altınsarin, Kazakların eğitimi ve ana diliyle okuma yazma öğrenmesi için çalışmıştır. Misyoner İlminski'nin etkisinde kalarak 1879'da Kiril harfleriyle 'Kirgizkaya Hrestomatiya' (Kazakça Okuma Kitabı) adlı ilk ders kitabını yayımlamıştır.
1905 Meşrutiyeti'nin ardından Ufa, Petersburg ve Nizni Novgorod'da (Gustav Struve gemisinde) toplanan kurultaylarda, Rusya Müslümanlarının eşit haklar talep etmesi, 'İttifak' partisinin kurulması ve okullarda Türkçe eğitim yapılması kararlaştırılmıştır.
1991 yılındaki bağımsızlık sonrasında Azerbaycan önderi Haydar Aliyev'in dile getirdiği 'Biz bir millet iki devletiz!' sözü, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki asırlık bağları özetlemiş ve Sovyet dönemindeki yapay ayrımcılık iddialarına resmen son vermiştir.
1924 yılında İngilizlerin de yardımıyla Türk Kaçar hanedanını devirerek kendisini şah ilan eden Rıza Han, İran'da Fars merkezli Pehlevi hanedanını kurmuştur. Bu tarihten sonra İran'da Türkçe eğitim ve matbuat yasaklanmış, Türkler 'Azerî' adı verilerek asimilasyona maruz bırakılmıştır.