← Ünite 5 ← Ünite 4 Doğru/Yanlış Ünite 5 19. Yüzyıl Mesnevileri Ünite 6 Doğru/Yanlış → Ünite 5: 19. Yüzyıl Mesnevileri — Doğru/Yanlış Gösterilen tanım o kavrama ait mi? 21 soru var.
1 / 21 0 doğru
Gülşen-i Aşk
İzzet Molla’nın şairin kendisini başkahraman olarak kurguladığı, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk etkisinde yazılmış 300 beyitlik alegorik mesnevisidir. Tasavvufi seyr-i süluk aşamalarını ve Mevlevilik öğretilerini barındırır.
Doğru Yanlış
Gülşen-i Aşk — İzzet Molla’nın şairin kendisini başkahraman olarak kurguladığı, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk etkisinde yazılmış 300 beyitlik alegorik mesnevisidir. Tasavvufi seyr-i süluk aşamalarını ve Mevlevilik öğretilerini barındırır.Sergüzeştname — Edebiyatımızda macera, sürgün veya başa gelen ilginç olayları anlatan eser türüdür. XIX. yüzyılda Bayburtlu Zihnî’nin eseri bu türün en meşhur örneklerindendir.Hamilik (Patronaj) — Osmanlı döneminde padişahların, vezirlerin ve devlet erkanının şairleri maddi ve manevi olarak desteklemesi, koruması sistemidir. XIX. yüzyılda bu geleneğin zayıflaması edebiyatı doğrudan etkilemiştir.Nazire — Bir şairin, başka bir şairin şiirine aynı vezin, kafiye ve redifle yazdığı benzer şiir veya eserdir. Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede’si, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ına bir naziredir.Encümen-i Şuara — XIX. yüzyılda klasik edebiyatı canlandırmak ve eski tarzı devam ettirmek amacıyla bir araya gelen şairler topluluğudur. İlk müdavimleri arasında Namık Kemal ve Ziya Paşa da yer almıştır.Mir’at-ı Cünun — Yenişehirli Avnî Bey’in davranışları normal olmayan insanları, delileri anlattığı mesnevi nazım şekliyle kaleme aldığı ancak yarım kalmış eseridir.Vakanüvis — Osmanlı devletinde resmi tarih yazmakla görevlendirilen tarihçi memurlardır. XIX. yüzyılda nesir alanında eser veren önemli figürler arasında yer almışlardır.Mesnevi — Divan edebiyatında her beyti kendi arasında uyaklı (aa, bb, cc) olan, uzun hikayelerin, destanların ve öğretici konuların işlendiği nazım şeklidir. XIX. yüzyılda roman türünün yerini tutarak gerçekçi gözlemler ve bireysel hayat hikayeleriyle zenginleşmiştir.Alegori — Soyut kavramların, fikirlerin veya tasavvufi gerçeklerin somut olaylar, kişiler ve nesneler vasıtasıyla hikayeleştirilerek anlatılması sanatıdır. Hüsn ü Aşk, Gülşen-i Aşk ve Ateşgede bunun klasik örnekleridir.Mazmun — Divan şiirinde estetik bir kavramı, olguyu veya güzellik unsurunu ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış ortak imge ve benzetmelerdir. XIX. yüzyılda bu mazmunlar yeni anlamlar kazanmıştır.Seci — Divan nesrinde (düzyazıda) cümlelerin ortasında veya sonunda yapılan iç kafiye, ses uyumudur. Eski nesir yazarları sanat yapmak için yoğun seci kullanımına başvurmuşlardır.Sakiname — İçki, şarap, meyhane adabı ve eğlence hayatını konu edinen divan edebiyatı eser türüdür. XIX. yüzyılda Antepli Aynî’nin eseri bu alanda anılır.Gazavatname — Osmanlı döneminde Türk ordusunun ve akıncıların gaza ve jihad hareketlerini, zaferlerini anlatan manzum veya mensur eserlerdir. XIX. yüzyılda bu gelenek artık işlevsizleşmeye başlamıştır.Münşeat — Osmanlı döneminde yazarların mektuplarını, resmi evraklarını ve süslü nesir örneklerini bir araya getirdikleri derleme eserlerdir.Naz u Niyaz — Keçecizade İzzet Molla’nın çift kahramanlı aşk hikayesi olarak tasarladığı ancak Sebeb-i Nazm kısmıyla biten 301 beyitlik yarım kalmış mesnevisidir.Sefaretname — Osmanlı elçilerinin yabancı ülkelere (özellikle Avrupa’ya) gönderildiklerinde o ülkelerin sosyal, idari ve kültürel yapılarını gözlemleyerek kaleme aldıkları seyahat ve gözlem raporlarıdır.Seyr-i Süluk — Tasavvufi eğtimde dervişin manevi makamları katederek olgunlaşma yolculuğudur. Gülşen-i Aşk ve Ateşgede gibi mesnevilerde kahramanların yaşadığı maceralar bu sürece sembolik birer atıftır.Mahallîleşme Akımı — Divan şiirinde yerli motiflerin, İstanbul hayatının, günlük deyimlerin ve mahalli söyleyişlerin şiire dahil edilmesi akımıdır; XIX. yüzyıl mesnevilerindeki gerçekçilik bununla ilişkilidir.Tardiye — Divan şiirinde özellikle musammatlar grubuna giren, her bendinin sonunda kendi içinde uyaklı bir beyit bulunan özel bir nazım şeklidir. Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ında ve İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında kullanılmıştır.Mihnetkeşan — Keçecizade İzzet Molla’nın Keşan sürgününü anlatan 4166 beyitlik mesnevisidir. Adı, 'mihnet' (sıkıntı, dert) ve 'keşan' (çekenler / Keşan ilçesi) kelimelerinin birleşiminden oluşan akıllıca bir kelime oyunudur.Ateşgede — Yenişehirli Avnî Bey’in 'ateşlik, ateş yeri' anlamına gelen, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ına nazire olarak kaleme aldığı 249 beyitlik yarım kalmış alegorik mesnevisidir. Baştan sona ateş ve kırmızı renkli kelimelerle örülmüştür.⚑ Bu kavramlarda hata var ← Ünite 4 Doğru/Yanlış Ünite 5 19. Yüzyıl Mesnevileri Ünite 6 Doğru/Yanlış →