Bu Ünitede Neler Öğrendik?myders hazırladı
Bu bölümde XIX. yüzyıl Türk edebiyatında mesnevi türünün geçirdiği değişim süreci ve bu dönem eserlerinin genel özellikleri ele alınmaktadır. Klasik edebiyatın katı kurallarının esnetildiği bu dönemde, mesneviler romana geçişin bir köprüsü haline gelmiş; gerçekçi tasvirler, diyaloglar ve bireysel tecrübeler metinlere yansımıştır. Dönemin eserleri alegorik anlatımlardan siyasi taşlamalara, dinî konulardan tarihî gazavatnamelere kadar geniş bir yelpazede çeşitlilik göstermektedir.
Ünitede dönemin en önemli temsilcilerinden Keçecizade İzzet Molla’nın eserleri üzerinde durulmaktadır. Şairin sürgün macerasını anlatan Mihnetkeşan, dönemin sosyal ve coğrafi yapısını hiciv ve mizahla birleştiren belgesel niteliğinde bir eserdir. İzzet Molla’nın ilk eseri olan Gülşen-i Aşk ise alegorik geleneği takip etmesine rağmen, şairin kendi kimliğini merkeze almasıyla özgün bir yere sahiptir. Son olarak, Yenişehirli Avnî’nin Şeyh Galip etkisindeki Ateşgede mesnevisi incelenmektedir. Ateş ve sembolizm üzerine kurulu bu eser, divan şiirinin son dönemindeki soyut estetiğin ve ateş merkezli kurgunun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
