Yüklemin Türüne ve Yerine Göre Cümleler. Türkçede cümleler temel olarak yüklemlerinin türüne, yapısına ve yerine göre çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulur. Bu bağlamda ilk ve en temel ayrım yüklemin türüne göre yapılır. Yüklemi çekimli bir fiil veya birleşik fiil olan cümlelere "fiil cümlesi" denir. Fiil cümleleri, bir işi, oluşu, hareketi veya durumu bildirme ya da tasarlama kipiyle aktarır. Bildirme kipleriyle kurulan fiil cümleleri somut bir oluşu veya durumu kesin bir yargı yoluyla ortaya koyarken, tasarlama (dilek-şart, istek, emir, gereklilik) kipleriyle kurulanlar daha çok bir duygu, istek veya tasarrufu yansıtır. Fiil cümlelerinde zaman ekleri veya tasarlama ekleri doğrudan fiil kök veya gövdelerine gelerek yüklemi oluşturur. Örneğin görülen geçmiş zaman (-DI), öğrenilen geçmiş zaman (-mIş), şimdiki zaman (-yor), gelecek zaman (-ecek) ve geniş zaman (-r) ekleriyle çekimlenen fiiller cümlelerin yükleminde yer alabilir. Aynı şekilde tasarlama kipi ekleri (-sa, -eyim, emir eki, -meli) de fiil cümlelerinin kuruluşunda temel unsurdur. Fiillerin bu çekimleri dışında bir de birleşik çekimli halleri bulunur; bu durumda esas fiil kipinden sonra ek-fiilin hikâye (-idi), rivayet (-imiş) veya şart (-isə) biçimleri gelerek fiili birleşik çekimli kılar. Yüklemi isim, isim soylu bir kelime veya kelime grubu olan cümlelere ise "isim cümlesi" (ad cümlesi) denir. İsim cümlelerinde yargı, doğrudan fiillerle değil, ek-fiil (-idi, -imiş, -ise ve geniş zaman ekleri -im, -sin, -dir, -iz, -siniz, -dirler) yardımıyla sağlanır. İsim soylu kelimelerin yüklem olabilmesi için ek-fiil alması şarttır. Ancak bazı durumlarda geniş zamanın üçüncü teknişahıs eki olan "-dir" düşebilir, fakat anlamda ek-fiil varlığı hissedilir. İsim cümleleri fiil cümlelerinden farklı olarak nesne almazlar; çünkü isim cümlelerinde bir kılış veya nesneyi etkileyen eylem değil, öznenin durumu, ne olduğu ya da niteliği bildirilir. Buna karşın "borçlu" gibi bazı özel kelimelerin yüklem olduğu durumlarda istisnai olarak nesne bulunabilir. Ayrıca "var" ve "yok" kelimeleri de ek-fiil alarak veya almayarak Türkçedeki en yaygın isim cümlelerini kurarlar. İsim cümlelerinin yüklemi tek bir kelimeden oluşabileceği gibi, dil bilgisel bir kelime grubu da olabilir. Sıfat tamlamaları, isim tamlamaları, sıfat-fiil ve isim-fiil grupları, edat grupları, bağlama grupları, sayı grupları ve unvan grupları gibi pek çok yapı isim cümlesinde yüklem görevini üstlenebilir. Bu durum, Türkçenin ifade zenginliğini ve kelime gruplarının cümle içindeki sentaktik esnekliğini açıkça göstermektedir. Çatı, fiilin yapısında anlam değişikliği yaratmayan, özne ve nesne ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkan şekil değişikliğidir. Fiil tabanına çekimden önce getirilen çatı ekleriyle yeni fiil gövdeleri türetilir. Çatı özellikleri bakımından fiiller temel olarak etken ve edilgen olmak üzere iki ana gruba ayrılır, ancak detayda altı farklı çatı kategorisi bulunmaktadır. Etken çatılı fiillerde, yüklem tarafından belirtilen işi yapan (gerçek özne) doğrudan bellidir ve cümlede açıkça görülür. Geçişli fiiller, nesne alabilen etken fiillerdir. Bu fiillerin bildirdiği hareket hem şahsı hem de nesneyi etkiler. Geçişsiz fiiller ise nesne almayan, eylemin yalnızca özneyi etkilediği fiillerdir. Edilgen çatılı fiillerde ise işin kimin tarafından yapıldığı belli değildir; nesne konumundaki öge sözde özne haline gelir. Geçişli fiiller edilgen yapıldığında geçişsizleşir, geçişsiz fiiller edilgen yapıldığında ise öznesiz (meçhul) cümleler ortaya çıkar. Dönüşlü çatılı fiiller, eylemin doğrudan özneye döndüğünü gösterir; yani işi yapan da o işten etkilenen de aynı kişidir ve özne bu işi kendi kendine yapar. Dönüşlü fiiller genellikle "-n-" veya bazen "-l-" ekleriyle yapılır. İşteş çatılı fiiller ise eylemin birden çok özne tarafından birlikte veya karşılıklı olarak yapıldığını "-ş-" ekiyle bildirir. Ettirgen çatılı fiiller, geçişli veya geçişsiz fiillere "-r-, -t-, -tır-/-tur-" eklerinin getirilmesiyle kurulur ve işin başkasına yaptırıldığını, eylemin başka bir nesneye aktarıldığını ifade eder. Bu ekler geçişsiz fiilleri geçişli, geçişli fiilleri ise dereceli olarak daha geçişli hale getirir. Çatı eklerinin doğru tespiti cümle tahlillerinde kritik önem taşır. Özellikle "-l-" ve "-n-" eklerinin hem edilgen hem de dönüşlü fiillerde ortakça kullanılabilmesi, öğrencinin sözcüğün cümledeki bağlamına dikkat etmesini zorunlu kılar. Birleşik fiil, isim veya fiil cinsinden bir kelimenin bir yardımcı fiille bir araya gelmesiyle oluşan kelime grubudur. İsim ögeleriyle yardımcı fiiller eksiz bir araya gelirken, fiil ögeleriyle yardımcı fiillerin birleşmesinde araya zarf-fiil ekleri getirilir. "Et-, eyle-, yap-, kıl-" geçişli fiiller üretirken, "ol-" ve "bulun-" geçişsiz fiiller meydana getirir. Ayrıca "bul-, ver-, kal-, düş-, koş-, çık-, at-, başla-, sür-, gel-, bak-" gibi esasen ana fiil olup yardımcı fiil işlevinde kullanılan sözcüklere "geçici yardımcı fiiller" denir. Tasvir fiilleri (kurallı birleşik fiiller), zarf-fiil biçimindeki esas bir fiille "bil-, ver-, yaz-, dur-, gel-, git-, kal-, koy-, gör-" yardımcı fiillerinin birleşmesiyle oluşur. Bu yapıda yardımcı fiiller, ana fiilin nasıl yapıldığını, kılışın niteliğini ve süresini tasvir eder. Örneğin "-bil-" yeterlilik, "-ver-" tezlik, "-yaz-" yaklaşma, "-dur-, -gel-, -kal-, -gör-" ise süreklilik bildirir. Yarı tasvir fiilleri ise "-ıp" zarf-fiil ekiyle kurulan ve eylemin tarzını destekleyen kalıplardır. Tasvir fiirlerinde anlam kayması yaşanarak sözcükler tek bir kavramı karşılayacak biçimde kaynaşır. Birleşik fiiller anlatımda zenginlik ve incelik katar. Dilin anlatım gücünü artıran bu yapılar, tek bir fiille ifade edilemeyecek detaylı hareket ve durumları kalıplaştırarak aktarır. Sınavlarda adayların kurallı birleşik fiiller ile yardımcı fiille kurulan birleşik fiilleri karıştırmaması, eklerin yapısına dikkat etmesi gerekir. Türkçede söz diziminde kelimelerin sırasını belirleyen temel kural, esas ögenin (yüklemin) cümlenin sonunda gelmesidir. Yüklemi sonda bulunan cümlelere "kurallı cümle" denir. Türkçede yapısal özellik yardımcı ögeden esas ögeye doğru bir diziliş barındırır. İster isim cümlesi ister fiil cümlesi olsun, temel kural yüklemin sonda yer almasıdır. Yüklemi sonda bulunmayan cümlelere "devrik cümle" denir. Devrik cümlelerde yüklemin cümlenin başında veya ortasında yer alması mümkündür. Temel mantık, yüklem dışı ögelerin vurgulanması, yargıya bir duygu değeri kazandırılması ve anlatımda sıcaklık sağlanmasıdır. Devrik cümleler en çok şiir dilinde görülmekle beraber atasözlerinde, günlük konuşmalarda, sohbet ve roman türlerinde de yaygındır. Devrik cümleler, cümlenin ögelerinin yüklemden sonra gelişine göre çeşitli sınıflara ayrılır: Özne bakımından devrik, nesne bakımından devrik, yer tamlayıcısı bakımından devrik ve zarf tümleci bakımından devrik cümleler. Bu sınıflandırma yazarın metne yüklemek istediği vurgu odaklarına göre şekillenir. Dilin doğal akışına uygun kullanılan devrik cümleler anlatıma samimiyet ve canlılık katar; ancak sırf farklı olmak amacıyla yapılan yapmacık devrikler anlatım akışını bozar. Sınav soru köklerinde devrik cümlelerin öge dizilişlerinin doğru tahlil edilmesi, öğrencinin cümle bilgisi yetkinliğini ölçmek için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.