Japonya'da toplam kalite kontrolü ve toplam kalite yönetimini yerleştiren bilim adamı Kaoru Ishikawa, kaliteyi işletmenin teknolojisini en iyi şekilde kullanarak maliyet ve kullanım amacına uygun şekilde müşteriyi tatmin etmesi olarak tanımlamıştır.
Avrupa Kalite Kontrol Organizasyonu (EOQC) kaliteyi müşteri isteklerine uygunluk derecesi olarak tanımlarken; ISO 8402 ve ISO 9000 serilerinde kalite, açıkça belirtilen ve ifade edilmemiş gizli ihtiyaçları tatmin edebilme yeteneği olarak tanımlanmıştır.
Hizmet kalitesi alanında en kabul görmüş genel tanımı yapan Parasuraman, Zeithaml ve Berry, hizmet kalitesini müşterilerin istekleri veya beklentileri ile algılamaları arasındaki karşılaştırma olarak ifade etmişlerdir.
Parasuraman ve diğerleri yaptıkları ilk kapsamlı araştırmalarda algılanan hizmet kalitesini etkileyen inanılırlık, güvenlik, ulaşılabilirlik, iletişim, müşteriyi anlamak, fiziksel unsurlar, güvenilirlik, karşılık verebilmek, yeterlilik ve saygı olmak üzere on faktör belirlemişlerdir.
Yapılan derinlemesine çalışmalar sonucunda Parasuraman ve ekibi, hizmet kalitesini oluşturan on faktörün aslında fiziksel unsurlar, güvenilirlik, yeterlilik, güven ve empati olmak üzere beş ana faktör altında toplandığını kanıtlamışlardır.
Richard L.Oliver tarafından 1980 yılında geliştirilen beklenti/onaylamama paradigması, hizmet sektöründe müşteri tatmininin oluşum süreci hakkında genel kabul gören en önemli teorik dayanak noktasıdır.
Christopher Lovelock, Sandra Vandermerwe ve Barbara Lewis gibi pazarlama yazarları, 1999 yılında yayınladıkları 'Service Marketing' eserinde hizmet kalitesini oluşturan faktörlerin detaylı sınıflandırmalarına yer vermişlerdir.
Michael K.Brady ve J.Joseph Cronin Jr., 2001 yılında 'Journal of Marketing' dergisinde yayınladıkları hiyerarşik yaklaşımlı makalelerinde algılanan hizmet kalitesi ile beklenen hizmet ilişkisini incelemişlerdir.
Roland T.Rust, Anthony J.Zahorik ve Timothy Keiningham, 1996 yılında yayınladıkları 'Service Marketing' kitaplarında hizmet kalitesi ile müşteri tatmini arasındaki ardışık mübadele ilişkisini ve döngüsel süreci modellemişlerdir.