Ne Öğrendik?
← Ünite 8

Ünite 8: Türk Şiirinde Nazire Amaçlarımız — Ünite Özeti

myders hazırladı Ders kitabında bu ünite için kapanış özeti basılmamış. Aşağıdaki kısa özet ünite içeriğinden hazırlandı; kitabın kendi cümleleri değildir.

Bu Ünitede Neler Öğrendik?myders hazırladı

Bu bölümde Türk şiirinde nazire kavramı, işlevi, tarihsel gelişimi ve edebî yansımaları ele alınmıştır. İlk olarak nazirenin tanımı yapılarak aynı vezin, kafiye ve redifle yazılan benzer şiirler olduğu vurgulanmış, şairlerin çıraklıktan ustalığa geçiş sürecindeki eğitsel rolü ve kelime dağarcığını zenginleştiren yönü açıklanmıştır. Tarihsel gelişim başlığı altında Arap ve Fars edebiyatlarındaki karşılıklarına değinilmiş, Türk edebiyatında bu terimi ilk kullanan kişinin Fahreddîn bin Mahmûd olduğu ve Anadolu'da Yûnus Emre ile belirginleştiği ifade edilmiştir. Nazirelerin nazım şekilleri incelenmiş; genellikle gazel ve kaside ile yazılsa da zamanla mesnevi ve musammatlarda da görüldüğü, Ömer b. Mezîd, Eğirdirli Hacı Kemal ve Edirneli Nazmî gibi isimlerin hazırladığı nazire mecmualarının bu geleneği yaşattığı belirtilmiştir. Ortak yazılan şiirler kısmında şiir-i müşterek, müşâare ve zemin şiir kavramları açıklanarak şairler arası rekabet ve atışma ortamına dikkat çekilmiştir. Türk şiirinde ilk nazireler ve Yesevî geleneği bağlamında Ahmed-i Yesevî'nin hikmetlerine Hakîm Süleyman Ata ve Yûnus Emre tarafından yazılan nazireler incelenmiştir. Son olarak XV. yüzyıl şairleri arasında Ahmedî, Ahmed-i Dâî, Şeyhoğlu Mustafâ ve Ahmed Paşa gibi isimlerin karşılıklı şiirleri ile Necâtî Beg etkisi, Mihrî Hatun'un tanzirleri ve Bâkî'nin katkılarıyla nazire geleneğinin zirveye taşıdığı süreç özetlenmiştir.