← Ünite 5 ← Ünite 4 Doğru/Yanlış Ünite 5 Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı) Ünite 5: Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı) — Doğru/Yanlış Gösterilen tanım o kavrama ait mi? 25 soru var.
1 / 25 0 doğru
ma'a- (مع)
Arapçada 'birlikte, ile' anlamına gelen edat olup, '•••-hâzâ' (bununla birlikte) ve '•••'l-esef' (esefle, ne yazık ki) gibi sık kullanılan zarf grupları oluşturur.
Doğru Yanlış
ma'a- (مع) — Arapçada 'birlikte, ile' anlamına gelen edat olup, 'ma'a-hâzâ' (bununla birlikte) ve 'ma'a'l-esef' (esefle, ne yazık ki) gibi sık kullanılan zarf grupları oluşturur.el-mef’ûlü li-eclihi — Arapça dilbilgisinde eylemin yapılış sebebini bildiren 'sebep tamlayıcısı' (zarf grubu) yapısıdır; Osmanlı Türkçesinde 'teksîren li'n-nef'' örneğinde olduğu gibi kullanılır.Zarf — Fiillerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin anlamını zaman, yön, miktar ve tarz bakımından sınırlayan sözcüklerdir; Arapça 'li-' edatı ile kurulan sebep tamlayıcıları Türkçede zarf fonksiyonu kazanır.Bâreka'llâh (بارك اهلل) — Metinlerde hayırlı bir olayı, zamanı veya durumu nitelerken kullanılan ve 'Allah mübarek etsin' anlamına gelen kalıplaşmış dua cümlesidir.zevi (ذوى) — Sahiplik bildiren 'zû' edatının tamlamalarda kullanılan çokluk (çoğul) şeklidir; 'zevi'l-erhâm' (yakın akrabalar) tamlamasında bu çoğulluk görülür.mâ- (ما) — Arapçada 'o şey ki' anlamına gelen edat olup, Osmanlı Türkçesinde 'mâ-fevk' (üstteki) ve 'mâ-kabl' (önceki) gibi yön ve zaman bildiren kalıplaşmış kelime grupları kurar.Ayın (ع) — Arapça kökenli kelimelerde bulunan ve transkripsiyonda sola açık kavisli kesme işaretiyle (‘) gösterilen gırtlaksı bir ünsüz harftir.zî (ذى) — Sahiplik bildiren 'zû' edatının harf-i cer almış (esreli) şeklidir; 'zî-kıymet' (kıymetli) ve 'zî-hayât' (canlı) kelimelerinde sıfat kurucu olarak yer alır.Hemze (ء) — Kelime içinde ses kesilmesi veya ünlü geçişini gösteren, transkripsiyonda sağa açık kavisli kesme işaretiyle (’) temsil edilen ünsüz değerindeki işarettir.sallallâhu aleyhi ve sellem — Hz. Muhammed'in adı anıldığında söylenen ve 'Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun' anlamına gelen kalıplaşmış dua cümlesidir.zû (ذو) — Arapçada 'sahip, +lı/+li' anlamına gelen ve 'zü'l-celâl' (celal sahibi) gibi kalıplaşmış ifadeler ile bilimsel terimlerde kullanılan edattır.Çevriyazı — Transkripsiyon teriminin Türkçe karşılığı olup, özellikle Osmanlı Türkçesi metinlerinin Latin alfabesine bilimsel işaretlerle hatasız aktarılması sürecini ifade eder.ke- (ك) — Arapçada benzetme bildiren 'gibi' anlamındaki edattır; 'ke'l-evvel' (eskisi gibi) ve 'ke'l-'adem' (yok gibi) örneklerinde benzetme ilişkisi kurar.İmlâ Muhafazakârlığı — Kelimelerin söylenişleri zamanla değişse bile, yazılışlarının yüzyıllar boyunca aynı kalması ve kalıplaşmış imla şekillerinin korunması durumudur.El-'iyâzu bi'llâh (العياذ باهلل) — Kötü, korkutucu veya istenmeyen bir durumdan bahsederken kullanılan ve 'Allah'ın sığınırım, Allah korusun' anlamına gelen sığınma ve korunma sözüdür.Kef (ك) — Osmanlı alfabesinde tek bir harf olmasına rağmen /k/, /g/ ve /ñ/ (geniz n'si) gibi üç farklı sesi gösterebilen çok işlevli ünsüz harftir.Edat — Tek başına anlamı olmayan, ancak cümle içinde kelimeler arasında anlam ilişkileri kuran ve çekimlenebilen görevli sözcüklerdir; Arapça 'lâ-', 'mâ-' ve 'ma'a-' gibi yapılar Osmanlı Türkçesinde bu görevi üstlenir.lâ-edrî (ال ادرى) — Arapça 'bilmem' anlamına gelen ve edebiyatta yazarı veya şairi bilinmeyen, anonim kalmış şiirlerin altına yazar adı yerine konulan kalıp ifadedir.keyfe (كيف) — Arapçada 'nasıl' anlamına gelen soru edatıdır; 'mâ-' edatıyla birleşerek 'keyfe-mâ-yeşâ' (nasıl isterse öyle) şeklinde şart bildiren deyimler kurar.lâ- (ال) — Arapça olumsuzluk edatı olup, Osmanlı Türkçesinde kelimelerin önüne gelerek 'bî-' ve 'nâ-' gibi olumsuzluk veya yokluk anlamı katar; 'lâ-mekân' (mekânsız) kelimesinde olduğu gibi kullanılır.li- (ل) — Arapçada 'için' anlamına gelen edattır; kendisinden önceki kelimenin üstünlü tenvin ile okunmasıyla 'rızâen li'llâh' (Allah rızası için) gibi sebep zarfları kurar.Transkripsiyon — Bir dildeki yazılı metni, ses değerlerini tam olarak korumak ve göstermek amacıyla özel işaretler barındıran başka bir alfabeye aktarma işlemidir.eben an-ceddin (ابا عن جد) — Osmanlı metinlerinde soy, asalet veya bir geleneğin sürekliliğini ifade etmek için kullanılan 'babadan dedeye, nesilden nesile' anlamına gelen kalıp sözdür.zât (ذات) — Sahiplik bildiren 'zû' edatının müennes (dişil) şeklidir; tıp ve fen terimlerinde sıklıkla kullanılır, 'zâtü'l-cenb' (akciğer zarı iltihabı) buna örnektir.gayr (غري) — Arapça istisna edatı olup, Türkçede '+sız/+siz' ekleri veya 'olmayan' kelimesiyle karşılanır; 'gayri müslim' (Müslüman olmayan) yapısında bu işlev görülür.⚑ Bu kavramlarda hata var ← Ünite 4 Doğru/Yanlış Ünite 5 Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı)