Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» Osmanlı Türkçesi Grameri 2
← Ünite 5
Paylaş
←
Ünite 4 Eşleştirme
Ünite 5
Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı)
Ünite 5: Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı) — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 5
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Edat
Zarf
Transkripsiyon
Çevriyazı
lâ- (ال)
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Bir dildeki yazılı metni, ses değerlerini tam olarak korumak ve göstermek amacıyla özel işaretler barındıran başka bir alfabeye aktarma işlemidir.
Transkripsiyon teriminin Türkçe karşılığı olup, özellikle Osmanlı Türkçesi metinlerinin Latin alfabesine bilimsel işaretlerle hatasız aktarılması sürecini ifade eder.
Arapça olumsuzluk edatı olup, Osmanlı Türkçesinde kelimelerin önüne gelerek 'bî-' ve 'nâ-' gibi olumsuzluk veya yokluk anlamı katar; 'lâ-mekân' (mekânsız) kelimesinde olduğu gibi kullanılır.
Tek başına anlamı olmayan, ancak cümle içinde kelimeler arasında anlam ilişkileri kuran ve çekimlenebilen görevli sözcüklerdir; Arapça 'lâ-', 'mâ-' ve 'ma'a-' gibi yapılar Osmanlı Türkçesinde bu görevi üstlenir.
Fiillerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin anlamını zaman, yön, miktar ve tarz bakımından sınırlayan sözcüklerdir; Arapça 'li-' edatı ile kurulan sebep tamlayıcıları Türkçede zarf fonksiyonu kazanır.
Edat
— Tek başına anlamı olmayan, ancak cümle içinde kelimeler arasında anlam ilişkileri kuran ve çekimlenebilen görevli sözcüklerdir; Arapça 'lâ-', 'mâ-' ve 'ma'a-' gibi yapılar Osmanlı Türkçesinde bu görevi üstlenir.
Zarf
— Fiillerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin anlamını zaman, yön, miktar ve tarz bakımından sınırlayan sözcüklerdir; Arapça 'li-' edatı ile kurulan sebep tamlayıcıları Türkçede zarf fonksiyonu kazanır.
Transkripsiyon
— Bir dildeki yazılı metni, ses değerlerini tam olarak korumak ve göstermek amacıyla özel işaretler barındıran başka bir alfabeye aktarma işlemidir.
Çevriyazı
— Transkripsiyon teriminin Türkçe karşılığı olup, özellikle Osmanlı Türkçesi metinlerinin Latin alfabesine bilimsel işaretlerle hatasız aktarılması sürecini ifade eder.
lâ- (ال)
— Arapça olumsuzluk edatı olup, Osmanlı Türkçesinde kelimelerin önüne gelerek 'bî-' ve 'nâ-' gibi olumsuzluk veya yokluk anlamı katar; 'lâ-mekân' (mekânsız) kelimesinde olduğu gibi kullanılır.
mâ- (ما)
— Arapçada 'o şey ki' anlamına gelen edat olup, Osmanlı Türkçesinde 'mâ-fevk' (üstteki) ve 'mâ-kabl' (önceki) gibi yön ve zaman bildiren kalıplaşmış kelime grupları kurar.
ma'a- (مع)
— Arapçada 'birlikte, ile' anlamına gelen edat olup, 'ma'a-hâzâ' (bununla birlikte) ve 'ma'a'l-esef' (esefle, ne yazık ki) gibi sık kullanılan zarf grupları oluşturur.
ke- (ك)
— Arapçada benzetme bildiren 'gibi' anlamındaki edattır; 'ke'l-evvel' (eskisi gibi) ve 'ke'l-'adem' (yok gibi) örneklerinde benzetme ilişkisi kurar.
keyfe (كيف)
— Arapçada 'nasıl' anlamına gelen soru edatıdır; 'mâ-' edatıyla birleşerek 'keyfe-mâ-yeşâ' (nasıl isterse öyle) şeklinde şart bildiren deyimler kurar.
gayr (غري)
— Arapça istisna edatı olup, Türkçede '+sız/+siz' ekleri veya 'olmayan' kelimesiyle karşılanır; 'gayri müslim' (Müslüman olmayan) yapısında bu işlev görülür.
li- (ل)
— Arapçada 'için' anlamına gelen edattır; kendisinden önceki kelimenin üstünlü tenvin ile okunmasıyla 'rızâen li'llâh' (Allah rızası için) gibi sebep zarfları kurar.
zû (ذو)
— Arapçada 'sahip, +lı/+li' anlamına gelen ve 'zü'l-celâl' (celal sahibi) gibi kalıplaşmış ifadeler ile bilimsel terimlerde kullanılan edattır.
zevi (ذوى)
— Sahiplik bildiren 'zû' edatının tamlamalarda kullanılan çokluk (çoğul) şeklidir; 'zevi'l-erhâm' (yakın akrabalar) tamlamasında bu çoğulluk görülür.
zî (ذى)
— Sahiplik bildiren 'zû' edatının harf-i cer almış (esreli) şeklidir; 'zî-kıymet' (kıymetli) ve 'zî-hayât' (canlı) kelimelerinde sıfat kurucu olarak yer alır.
zât (ذات)
— Sahiplik bildiren 'zû' edatının müennes (dişil) şeklidir; tıp ve fen terimlerinde sıklıkla kullanılır, 'zâtü'l-cenb' (akciğer zarı iltihabı) buna örnektir.
lâ-edrî (ال ادرى)
— Arapça 'bilmem' anlamına gelen ve edebiyatta yazarı veya şairi bilinmeyen, anonim kalmış şiirlerin altına yazar adı yerine konulan kalıp ifadedir.
el-mef’ûlü li-eclihi
— Arapça dilbilgisinde eylemin yapılış sebebini bildiren 'sebep tamlayıcısı' (zarf grubu) yapısıdır; Osmanlı Türkçesinde 'teksîren li'n-nef'' örneğinde olduğu gibi kullanılır.
eben an-ceddin (ابا عن جد)
— Osmanlı metinlerinde soy, asalet veya bir geleneğin sürekliliğini ifade etmek için kullanılan 'babadan dedeye, nesilden nesile' anlamına gelen kalıp sözdür.
sallallâhu aleyhi ve sellem
— Hz. Muhammed'in adı anıldığında söylenen ve 'Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun' anlamına gelen kalıplaşmış dua cümlesidir.
Bâreka'llâh (بارك اهلل)
— Metinlerde hayırlı bir olayı, zamanı veya durumu nitelerken kullanılan ve 'Allah mübarek etsin' anlamına gelen kalıplaşmış dua cümlesidir.
El-'iyâzu bi'llâh (العياذ باهلل)
— Kötü, korkutucu veya istenmeyen bir durumdan bahsederken kullanılan ve 'Allah'ın sığınırım, Allah korusun' anlamına gelen sığınma ve korunma sözüdür.
Kef (ك)
— Osmanlı alfabesinde tek bir harf olmasına rağmen /k/, /g/ ve /ñ/ (geniz n'si) gibi üç farklı sesi gösterebilen çok işlevli ünsüz harftir.
Ayın (ع)
— Arapça kökenli kelimelerde bulunan ve transkripsiyonda sola açık kavisli kesme işaretiyle (‘) gösterilen gırtlaksı bir ünsüz harftir.
Hemze (ء)
— Kelime içinde ses kesilmesi veya ünlü geçişini gösteren, transkripsiyonda sağa açık kavisli kesme işaretiyle (’) temsil edilen ünsüz değerindeki işarettir.
İmlâ Muhafazakârlığı
— Kelimelerin söylenişleri zamanla değişse bile, yazılışlarının yüzyıllar boyunca aynı kalması ve kalıplaşmış imla şekillerinin korunması durumudur.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 4 Eşleştirme
Ünite 5
Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı)
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım