← Ünite 5 Ünite 5: Arapça Edatlar, Arapça Söz Kalıpları, Transkripsiyon (Çevriyazı) — Kelime Bul Tanımı oku, kavramı harf harf bul. 16 kelime var.
1 / 16 0 doğru
Fiillerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin anlamını zaman, yön, miktar ve tarz bakımından sınırlayan sözcüklerdir; Arapça 'li-' edatı ile kurulan sebep tamlayıcıları Türkçede ••• fonksiyonu kazanır.
Q W E R T Y U I O P Ğ Ü
A S D F G H J K L Ş İ
Z X C V B N M Ö Ç
İpucu
Edat — Tek başına anlamı olmayan, ancak cümle içinde kelimeler arasında anlam ilişkileri kuran ve çekimlenebilen görevli sözcüklerdir; Arapça 'lâ-', 'mâ-' ve 'ma'a-' gibi yapılar Osmanlı Türkçesinde bu görevi üstlenir.Zarf — Fiillerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin anlamını zaman, yön, miktar ve tarz bakımından sınırlayan sözcüklerdir; Arapça 'li-' edatı ile kurulan sebep tamlayıcıları Türkçede ••• fonksiyonu kazanır.Transkripsiyon — Bir dildeki yazılı metni, ses değerlerini tam olarak korumak ve göstermek amacıyla özel işaretler barındıran başka bir alfabeye aktarma işlemidir.Çevriyazı — Transkripsiyon teriminin Türkçe karşılığı olup, özellikle Osmanlı Türkçesi metinlerinin Latin alfabesine bilimsel işaretlerle hatasız aktarılması sürecini ifade eder.keyfe (كيف) — Arapçada 'nasıl' anlamına gelen soru edatıdır; 'mâ-' edatıyla birleşerek '•••-mâ-yeşâ' (nasıl isterse öyle) şeklinde şart bildiren deyimler kurar.gayr (غري) — Arapça istisna edatı olup, Türkçede '+sız/+siz' ekleri veya 'olmayan' kelimesiyle karşılanır; '••• müslim' (Müslüman olmayan) yapısında bu işlev görülür.zevi (ذوى) — Sahiplik bildiren 'zû' edatının tamlamalarda kullanılan çokluk (çoğul) şeklidir; '•••'l-erhâm' (yakın akrabalar) tamlamasında bu çoğulluk görülür.lâ-edrî (ال ادرى) — Arapça 'bilmem' anlamına gelen ve edebiyatta yazarı veya şairi bilinmeyen, anonim kalmış şiirlerin altına yazar adı yerine konulan kalıp ifadedir.el-mef’ûlü li-eclihi — Arapça dilbilgisinde eylemin yapılış sebebini bildiren 'sebep tamlayıcısı' (zarf grubu) yapısıdır; Osmanlı Türkçesinde 'teksîren li'n-nef'' örneğinde olduğu gibi kullanılır.eben an-ceddin (ابا عن جد) — Osmanlı metinlerinde soy, asalet veya bir geleneğin sürekliliğini ifade etmek için kullanılan 'babadan dedeye, nesilden nesile' anlamına gelen kalıp sözdür.sallallâhu aleyhi ve sellem — Hz. Muhammed'in adı anıldığında söylenen ve 'Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun' anlamına gelen kalıplaşmış dua cümlesidir.Bâreka'llâh (بارك اهلل) — Metinlerde hayırlı bir olayı, zamanı veya durumu nitelerken kullanılan ve 'Allah mübarek etsin' anlamına gelen kalıplaşmış dua cümlesidir.El-'iyâzu bi'llâh (العياذ باهلل) — Kötü, korkutucu veya istenmeyen bir durumdan bahsederken kullanılan ve 'Allah'ın sığınırım, Allah korusun' anlamına gelen sığınma ve korunma sözüdür.Ayın (ع) — Arapça kökenli kelimelerde bulunan ve transkripsiyonda sola açık kavisli kesme işaretiyle (‘) gösterilen gırtlaksı bir ünsüz harftir.Hemze (ء) — Kelime içinde ses kesilmesi veya ünlü geçişini gösteren, transkripsiyonda sağa açık kavisli kesme işaretiyle (’) temsil edilen ünsüz değerindeki işarettir.İmlâ Muhafazakârlığı — Kelimelerin söylenişleri zamanla değişse bile, yazılışlarının yüzyıllar boyunca aynı kalması ve kalıplaşmış ••• şekillerinin korunması durumudur.⚑ Bu kavramlarda hata var